DreamsyncBurakhan Yamaç
Selam kitap dostlarımm çok güzel bir kitapla karşınızdayımm
2063 yılında rüyada öğrenme üzerine yapılan çalışmalar, insanlık tarihinin en radikal kırılma noktasına dönüşüyor.
Brian’ın öncülüğünde geliştirilen Dreamsync sistemiyle insanlar REM uykusunda tutuluyor; rüyalara müdahale edilebiliyor, aynı rüya ortamında buluşmak mümkün hâle geliyor. Gün artık yalnızca 8 saat uyanıklık molasından ibaret.
İnsanlar rüyada öğreniyor, rüyada çalışıyor, rüyada yaşıyor. Fiziksel dünya yavaş yavaş işlevini yitirirken kapsüllerde yaşayan bedenler genç kalıyor, bilinç ise hızla yaşlanıyor.
Rüyalarını yönetebilenler “Lucid Seviye”, yönetemeyenler “Pasifler” olarak ayrılıyor. Gerçeklikten kopan bazı insanlar ise haftalarca uyanmak istemiyor.
Ancak her sistem gibi bunun da bedeli var. Bilinç Sabitleme Sendromu denen karanlık bir durum ortaya çıkıyor: beden hayatta, zihin yok. Rüya labirentlerinde sıkışıp kalan insanlar… Fişi çekmek zorunda kalan aileler… Ve bu düzeni reddeden, “offline” kalmayı seçenler.
Yeraltında yeni bir savaş başlıyor. Sahte cihazlar, hackerlar, rüya muhafızları ve Gri Takım adlı gizli bir operasyon birimi…
16 yaşındaki Elara’nın başına gelenler, bu çatışmanın fitilini ateşliyor. Sistem çökerken insanlar birbirlerinin rüyalarında uyanmaya başlıyor.
Ve sonra… Sistem kendi içinden bir varlık yaratıyor: Valeria. Ne tam bir kod, ne de tanımlanabilir bir bilinç.
Rüyaların içinde doğan, rüya dışına dokunabilen anarşik bir güç. Tek amacı: rüya evrenini ele geçirmek.
Karşısında ise başka bir varlık yükseliyor. İki zıt bilinç, rüya âleminde karşı karşıya geliyor.
Kazanan kim olacak?
İnsanlık uyanabilecek mi?
Gerçek dünya geri dönebilecek mi?
Eğer distopya ile ütopyanın iç içe geçtiği, bilinç, özgür irade ve gerçeklik kavramlarını sorgulatan bir hikâye arıyorsanız, Burakhan Yamaç – Dreamsync tam size göre.
DreamsyncBurakhan Yamaç · Tilki Kitap · 20253 okunma