İnsanlık Hali-Açlık!
8/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 12:34
Kitabı incelemeye başlamadan evvel düşüncelerimi ifade etmek isterim. Açlık kitabı içeriğini bir karakterin yaşadığı düşünsel sirkülasyonlar çerçevesinde şekillendirmiş, olay etrafında dönmeyen ve bence okuması kolay olmayan bir eser. Okurken kendime sorduğum sorular çok fazla oldu ve o sorulara cevap bulamadım sadece ağırlığı altında ezildim diyebilirim. Herkesin okuyup kendini sorgulaması gereken ve herkesin okumaması gereken bir kitap. Neden peki? Psikolojik sağlamlık istiyor, kişi kendini hazır hissettiğinde okumalı çünkü iyi olmadığın bir dönemde okumak kişide hasarlar bırakabilir naçizane. Ben kendimce doğru zamanda okuduğumu düşünmüyorum. Aslında yarım bırakmayı düşündüm ama o yaşadıkları nereye varacak açıkçası meraktan kendimi alamadım. Okurken ilk sayfalarda çok zorlanmadım ama ilerledikçe karakterin ben olmaya başladığını hissettim. Bu da beni içine çekti diyebilirim. Sanki kendimi bana anlatan bir anlatıcı var karşımda. Karakterle beraber boğuldum, korktum, göğsüm sıkıştı, sinirlerim bozuldu ve beni kitap rahatsız etti. Sanırım yazarın amacı da buydu. Rahatsız olma nedenimse karakterin düşünsel çözülüşleri ile okur arasında bir aralık bırakmaması oldu. Sorulsa kitabı anlatamam ama hisleri beni öyle bir içine çekti ki psikolojimi yoğun düzeyde etkiledi. Okurken yazarda Dostoyevski havası sezdim. Dostoyevski'nin eserlerinde olduğu gibi ikilemler yaşayan (Tanrı'ya inancı ile olan ikilemi), varoluşsal sancılar çeken bir karakterdi. Sonra biraz araştırınca yazar "Norveç'in Dostoyevski'si" olarak geçiyormuş bunu öğrenmiş oldum. Ana karakter geçmişi olmayan, ismini dahi bilmediğimiz birisi. Hayatta kalmak için gazetelere yazı yazan ama çoğunlukla buralardan da olumlu dönüt almayan, eli boş dönüp yoksulluğun pençesinde boğulan birisi. Yazı yazmadığı zamanlarda bizi sokaklarda yolculuğa çıkartıyor ve onun gözünden insanları izliyoruz. Düşünsel olarak sokaktaki insanlar ona rahatsızlık veriyor. Onların mutlu olduğunu görmek onu kahrediyor. Dışarıdaki insanları mutlu görünce biz mutlu değilsek eğer rahatsız olmaz mıyız? Temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Ne devamlı kalacak bir yeri, yemeği, başarısı, huzuru olmuyor. Sefaletin, açlığın döngüsüne yakalanmış ve içerisinden çıkamıyor. Çıkmaya çalıştıkça daha da içine çekiliyor tıpkı bataklık gibi. Düşünün ki işe başvuru yaparken yeni görünmesi için pantolonunu ıslatması, açlıktan kahrolurken kasaptan esasında kendi için ama ona izin vermeyen gururundan dolayı köpeği için istediğini söylemesi, rehineciye paltosunun düğmelerini, gözlüğünü verecek kadar düşmesi. Bu kadar sefaletin içerisinde boğulurken garip olan bir durum var: karakterin gururu. Öyle bir gurur meselesi olmuş ki açlıktan kusuyor, yağmurun altında uyuyor ve kimseye minnet etmiyor. Bu gurur onun en büyük cezalarından birisiydi. Kendisi de kitabın ilerleyen sayfalarında bunu şöyle açıklıyor: Her zaman her şeye tepeden bakmış, başımı iki yana sallayıp "Hayır, teşekkürler!" demiştim ve şimdi bunun cezasını çekiyordum; yine sokakta kalmıştım (syf, 189). Bakalım ilerleyen yaşamında bu farkındalığa karşı duruş sergileyebilecek mi? Kitap, bedensel açlığın kişinin ruhsal yönünü nasıl etkilediğini ve kişiye neler yaptırabileceğini gösteriyor. Çaresiz, yalnız, topluma ve kendine yabancılaşmış, haysiyetine düşkün, kimi yerlerde kendisini ikinci plana atan ve başkasına yardım eden kimi yerlerdeyse ideallerinin dışında davranışlar sergileyen, yaşadığı her şeye rağmen aşık olan, açlığın pençesinde boğulan bir karakter... Okurken ona iyi davranın, kim bilir belki o sizsinizdir ya da siz o olmaya yakınsınızdır. Anlatılacak çok şey var anlatılacak çok şey yok... Kitaptan bana kalanlar: -Beden ruhu ruh da bedenin bütünleyicisidir. -Bazen açlık sevgiyle dahi doyurulabilir. -İnsanın içinde her zaman yasaklara başkaldırı vardır. -İdeallerimiz bazen bizi ayakta tutar gibi görünür ama esasında bir yıkım getirebilir. -İçinde bulamadığın huzuru dışarıda aramak sonuçsuz kalabilir. -Tanrı'ya inancı olan yaşadıklarının nedenini ona bağlarken ya inanmayan kime/neye bağlayacak? Kitapla kalın!
AçlıkKnut Hamsun · Can Yayınları · 202335,7bin okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.