·576 syf.····Okunma: 19 Aralık 2025 20:01 George Orwell “ 1984”, ” Hayvan Çiftliği” gibi distopik romanlarından çok farklı, Burma’da polis olarak görev yaptığı dönemdeki deneyimleri ve gözlemlerinden yola çıkarak emperyalizm ve sömürge eleştirisi kurgulamış. 
Evet kitap temel olarak “doğuyu sömürgeleştiren batı” yı anlatıyor gibi. Ancak bence kitaptaki asıl önemli çıkarım;
bir noktadan sonra halkın batının üstünlüğünü kabul eden, hatta bu kendi üzerindeki tahakkümün kurulması için savaşan, aşağlanmayı, köle olarak görülmeyi , hatta yer yer hayvandan aşağı konuma getirilmeyi kabullenen, benimseyen, hatta ihtiyaç duyan güruh haline getirilen halkı anlatması. Aşağılanmayı kanıksamış , İngilizleri kutsamış, yanaşamı böyle kabullenmiş bir güruhun yaratılması. Emperyalizm, kültürel yozlaşma, baskı, manipülasyon, algı yönetimi ile bir halk zihniyetleri feth edilerek kabullenmiş, istekli köleler haline getirilebiliyorlar. Tabi İngilizler bütün bunları yaparken “ medeniyet getirdikleri” yalanının arkasına sığınıyor, burmalıları kalkındırmak için orada olduklarını söylüyor. Kitapta bu yalan düzenin Burma’da görevli İngilizleri de bozduğu, yozlaştırdığı, açmazların içine düşürdüğü, ahlaki ve kültürel çürümeye yol açtığı vurgulanmış.
Aslında kitap bence sosyalist George Orwell’ın Burma’da içinde bulunduğu ve tanık olduğu Emperyalist düzene karşı hem bir itirafname, hem bir yüzleşme olarak kurgulanıp, kaleme alınmış. Özellikle Flory karakterinin geçirdiği değişim, kendisiyle yüzleşmeleri çok önemli bu noktada.
Kitap yazarın diğer kitapları 1984, Hayvan Çiftliği kadar önemli ve derinliği olan bir kitap mı ? Bana sorarsanız hiç değil. Her karakterin hayatını ayrı ayrı anlatması, gereğinden çok fazla detaylara girmesi, konuyu çok dağıtmış, sıkıcı hale getirmiş bence. Bu kadar dağınık olunca kitap pek akıcı değil açıkçası. Ancak gerçeklerden yola çıkarak, sömürülen insanlarla empati kurarak böyle bir kitap kaleme alması yine de takdir edilesi.