Savaş karşıtı bir görüşün benimsendiği ve savaşın insanın psikolojisinde yarattığı yıkımının işlendiği bir kitap. Erkeklerin savaşı başlatan kişiler açısından sadece bir sayı olduğunu, insan olarak görülmediklerini, vatanın artık cinayet ve esaret anlamına geldiğini savunuyor. Kısa olmasına rağmen savunduğu görüşü gerçekten iyi açıklayan bir eser.
"Vatanın ne demek olduğunu ben de biliyorum, fakat bugün ne anlama geldiğini de biliyorum: Cinayet ve esaret! Sen onlar için bir rakamdan, bir sayıdan ibaretsin, bir alet, anlamsızca ve vicdansızca ölüme gönderilen bir askersin yalnızca, oysa benim için kanlı canlı bir insansın"
"Tek bir birey herhangi bir kavramdan daha güçlüdür her zaman, fakat kendisine inanmalı, iradesine sahip çıkmalıdır. İnsan olduğunu ve insan kalmak istediğini unutmamalıdır, işte o zaman etrafını saran, beynini uyuşturan vatan, görev, kahramanlık gibi sözcükler, kan kokan, sıcak, canlı insan kanı kokan boş laflar olarak kalırlar. Dürüst ol, vatan hayatın kadar önemli mi senin için? Soylu hükümdarlarına bile kalmayan bir taşrayı resim yaptığın sağ elin kadar seviyor musun?"