Milli mücadele ruhu denilen bir kavram vardır. Bu kavram istiklal savaşından önce de ve savaş sonrasında da bu necip milletin içinde idi. Kitabın yazarı bu bu ruhu bir kişi ile teşmil etmesi kamalist tarih yazıcılarındaki en büyük illetten bir tanesidir. Topyekün olan bir mücadele bütünü içinden bakılmadan sadece bir faniyi öne çıkartmak diğer mücadele eden mücahitlerine de saygısızlık olarak addedilir. Misak-ı milli sınırları içinde özellikle bir çok bölgedeki olayların kaleme alınması savaşın içindeki ilginç ve bir o kadar da az bilinen konu başlıklarını ihtiva etmesi bakımından faideli bulduğumu belirtmek isterim. Esnasında her ne kadar kamalist bir tarihçi de olsa Tayyip Gökbilgin hoca az bilinen tarihçilerimizden birisidir. Maalesef ki popüler olanı okumak hastalığına tutulmuş bu milletin evlatları farklı bir bakış açısını görmek istemiyorlar. Kitabı'nda özelinde ikinci cilt içersinde dipnot kısmında da hocanın "Nutuk" adlı eserden söz etmesi kabul edilebilir değildir. Kazım Karabekir Paşa gibi M.Kamal'in önünü açmış birisinin hakeza Batı Cephesi'ni kurmuş olan Ali Fuad Cebesoy Paşa'nın hatıratlarından bahsedilmemisi tek taraflı tarih yazımın ne kadar yanlış olduğunu gösterir. Kurtuluş Savaşı'nda bir mihmandar değil bir çok mihmandar var idi, hatta Fransız karargahı bile Kurtuluş Savaşı'nda Milli Mücadeleye katkısı olmuştur. Bu ve bunun gibi bilgileri insanlar bilmiyor. Tarih her zaman ki karşılaştırmalı okunur. M. Kamal'in katkısı evet ama diğerlerinden layıkıyla anlatılması elzemdir. Meraklılarına eseri tavsiye ederim.