Limonun Ekşiliği ve Kitapların Tatlılığı: Bir Yasın Anatomisi
Bazen hayat bize "limon" verir ama biz ondan limonata yapacak gücü kendimizde bulamayız. Jo Cotterill’in Limon Kütüphanesi, işte o gücü kaybettiğimizde sığındığımız o sessiz limanları, yani kitapları anlatıyor.
Calypso ve babası, devasa bir kütüphanenin içinde, binlerce kelimenin ortasında yaşıyorlar ama birbirlerine söyleyecek tek bir kelime bulamıyorlar. Kitabın beni en çok sarsan yönü buydu: Aynı çatı altında, aynı acıyla ama birbirine yabancılaşarak yas tutmak..
Yazar, bir çocuğun gözünden "içsel kale" inşa etmenin ne demek olduğunu muazzam bir naiflikle işlemiş demeliyim.
Calypso için kitaplar sadece okunacak nesneler değil; onlar birer zırh. (Benim gibi hisseden birini bulmak gözlerimi yaşarttı).
Ta ki hayatına Mae girip o zırhın arasından sızana kadar. Kitap bize şunu fısıldıyor: Duygularını paylaşmadığın sürece, dünyanın en büyük kütüphanesine sahip olsan da zihnin dar bir hapishaneden farksızdır.
Bu kitabı
Acının nasıl olgunlaştırdığını merak edenler,
"Güçlü durmak" zorunda hissetmenin yorgunluğunu bilenler,
Ve tabii ki, zor zamanlarında bir kitaba sarılıp iyileşenler... okumalı..
Bu kitap, bitirdiğinizde boğazınızda hafif bir ekşilik ama kalbinizde kocaman bir ferahlık bırakıyor. Kağıt kesiği gibi ince ama derin bir iz... Limon Kütüphanesi
Limon KütüphanesiJo Cotterill · Genç Timaş Yayınları · 20174,186 okunma