Yürüme , biraz zihin boşluğu istiyor. Anlatılmak isteneni sindirerek, düşünüp yaşamaya başlayınca yazarın hayranı olmamak mümkün değil. Bilinçaltınıza gizlice sızıp uyurken bile kendinize doğru ve kendinizden bir hayli uzak bir yürüyüşe çıkartıyor sizi. Kimi zaman kitabın başındaki ormanda yürüyen kişinin arkasında yürüyen biri, kimi zaman bizzat o kişi oluyorsunuz. Hakkı verilerek okunduğunda bu bilge kişi, size yürürken takıldığınız yerleri ve niye yürümeye başladığınızı kitabı henüz bitirmeden mutlaka bir yerde gösterecek.
“Kişiyi yapan, bilinçtir;
ama kişi bilinçle yaşayamaz
—onunla, ancak, ölür…”
Oruç Aruoba