·637 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Aralık 2025 17:09 "İnsan sanki inadına yapar gibi gider, hep yaralı yerini çarpar, bunun tek nedeni ise çarptığını ancak yaralı yerini vurunca fark etmesidir."
(Sayfa: 344)
Roman, Prens Dimitri Nehludov'un hikayesi etrafında dönüyor.
Halasının yanında büyüyen Katyuşa Maslova adlı bir köylü kızını baştan çıkarıp terk eden Nehludov, yıllar sonra jüri üyesi olarak bir davada karşısına çıktığında onu tanır. Katyuşa artık fahişelik yapan ve haksız yere cinayetle suçlanan bir kadındır. Bu karşılaşma, Nehludov'un vicdanını uyandırır ve "ruhsal diriliş" sürecini başlatır.
Nehludov, Katyuşa'yı kurtarmak için çabalarken Çarlık Rusya'sının adalet sistemi, hapishaneleri, kilisesi ve toplumsal eşitsizlikleriyle yüzleşir.
Roman, Nehludov'un Katyuşa'ya evlenme teklif etmesiyle doruğa ulaşır, ancak sonunda manevi bir uyanışla biter.
Diriliş, Tolstoy'un cesur romanlarından biri olarak görüyorum. Erken dönemdeki epik anlatımından uzaklaşıp doğrudan felsefi ve eleştirel bir üsluba geçiş yapıyor.
Eğer ahlaki sorgulamalar, vicdan muhasebesi ve toplumsal eleştiri seviyorsanız, kesinlikle okumalısınız, etkileyici ve düşündürücü bir deneyim olacaktır.
İyi okumalar..