10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 62. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 20:36
Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin kendisiyle özdeşleşen 6 ciltlik eseri Mesnevi'nin dördüncü cildinin okunması güzel bir okuma etkinliği (#289551618) vesilesiyle gerçekleşti. Mevlânâ'nın yaşadığı dönemde, Selçuklu Devletinin çöküşü ve Moğol etkisinin Orta Doğu'nun siyasi atmosferini şekillendirdiği göz önüne alınırsa; Mesnevi’nin yazımının Büyük Selçuklu Devleti’nin dağılması ve Moğol akınlarının yarattığı belirsizlik ortamında gerçekleştiği, bu siyasi çalkantıların ruhani ve tasavvufi arayışları derinleştirdiği, Mevlânâ'nın eserlerine de dolaylı biçimde yansıdığı söylenebilir. Mesnevî'yi Kur'anın ayetlerinin sıralandığı, nüzul sebeplerinin belirtildiği ve fıkhî hükümlerin yer aldığı klasik bir tefsir olarak değerlendirmek mümkün değil fakat, Mesnevî; Kuran'da geçen nefs, kalp, akıl, aşk, sabır, kibir, tevbe, hidayet, dalalet gibi temel kavramları ele alan, Mevlânâ'nın kendi ifadesiyle Kur'an'ın "özünün özünün özü" olarak nitelendirilebilir. Dolayısıyla, Mesnevî, Kur'an merkezli bir metin olup; hikâye ve alegori araçlarını kullanarak ayetlerin psikolojik, ahlâki ve manevî açılımını yapmakta. Dördüncü cilt (Mesnevi Tercümesi Cilt - 4), önsözdeki "Bu, faideleri çok olan, yüce olan konakların en güzeline dördüncü göçtür" ifadesiyle başlıyor. Nasıl uzun bir yolculuğa tazelenme, dinlenme, temel ihtiyaçlarını giderme molaları veriyorsak; Mesnevî'nin her bir cildi, içsel /manevî yolculuk sürecindeki birer göç adeta. "Konak" sözcüğünü de; yolcunun kişisel menkıbesini aradığı bu yolculukta ilerlerken ulaştığı ve her birinde bir süre durup olgunlaştığı ruhsal durak olarak açıklamak mümkün. Tabi ki bu konaklar fiziksel bir yeri değil, kalpte ve bilinçte gerçekleşen bir aşamayı ifade ediyor. Yol sürekli ama yolcu her aşamada aynı bilinç, farkındalık, idrak seviyesine sahip değil. Dolayısıyla Mevlânâ'nın "göç" olarak ifade ettiği şey, bir konaktan diğerine geçişlerin söz konusu olduğu yani önceki idrak düzeyinin terkedilip daha derin bir hakikat seviyesine ilerlenmesi şeklinde gerçekleşen bir içsel yolculuk olarak tanımlanabilir. Bu bağlamda ele alırsak; ilk iki göç nefis ve onun aldatmacalarına odaklanırken, üçüncü ve dördüncü göç aklı, bilgiyi, hakikat arayışını ve içsel dönüşümü merkeze alıyor. Bu göç, yani dördüncü cilt, Mevlânâ'nın olgunluk döneminde kaleme alınmış. Kitabın içeriğini genel olarak şu şekilde tasnif etmek mümkün: - Aşk ve Arayış (Mezaci aşk ve ilâhi aşk ayrımı), - Sabır ve İlâhi Takdir (sabır, arınma ve sürekli gayretin mânevî kazanımla ilişkisi) - Hikmet ve Bilgi (akıl ve bilgi, bilginin içselleştirilmesi) - Etik ve Fıtrat (Hayvan metaforları, padişah ve vezir hikâyeleri gibi alegorilerle ahlâkî ve ruhani dersler). Sonuç olarak; dördüncü ciltte bilgi (ilm), akıl, hikmet, idrak konuları ön plana çıkmakta ve önceki ciltlerde daha çok nefs, heves, aldanma, dışsal mücadele yoğun olarak yer alırken, bu ciltte dışsal bir savaş yerine idrak düzeyinde içsel bir mücadele söz konusu. Dolayısıyla üslup olarak daha dingin ancak daha derinlikli bir içerik, daha az öğüt ancak daha çok idrak çağrısı yapan bir metin var okurun önünde. Darısı beşinci ve altıncı ciltlerin okunmasına diyelim...
Mesnevi
Mesnevi Tercümesi Cilt - 4Mevlana Celaleddin-i Rumi · Ötüken Neşriyat · 2020233 okunma
·
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.