Puan vermedi·256 syf.····Okunma: 18 Eylül 2025 00:00 Kadın sünnetinin karanlığına podyumların ışığı ile meydan okuyan gerçek bir hayat hikayesi...
Çöl Çiçeği Waris Dırıe tarafından kaleme alınmış otobiyografik bir eserdir. Waris Dırıe Somali çöllerinde göçebe bir ailenin kızı olarak dünyaya gelir. Henüz 5 yaşındayken kadın sünnetine maruz kalır.13 yaşına geldiğinde yaşlı bir adamla evlendirilmek istenince çölden kaçar. Amcasının yanına Londra'ya gider, çeşitli işlerle geçinmeye çalışır. Zor koşullar altında yaşarken modellik dünyasına adım atar. Vogue, Chanel gibi markalar ile çalışır. Daha sonra BM adına kadın sünneti ile mücadele eden bir aktiviste dönüşür. Kitap; hem bir hayatta kalma öyküsü hem de küresel bir farkındalık çağrısı. Okuyucuyu derinden etkileyen, ilham veren bir direniş manifestosu.
Somali'de başlayan öyküsünün Amerika'da modellikle sonuçlanmasını okuduk ve bu tarz kitaplarda önemli olan süreç.
Okurken zorlandım, nedeni özellikle dikkat çekmeye çalışılan konu kadın sünneti. Evet Dünyanın her yerinde bunun yasaklandığı söylense de burası dünya ve insanlarla dolu ve insan zulmetmek istediğinde bunun her türlü yolunu bulabiliyor. Maalesef yeryüzünde hala buna maruz kalan kadınların olduğunu biliyoruz ve bunu bilmek gerçekten o kadar acıyken bunun nasıl yapıldığı, hangi şartlarda yapıldı, neden yapıldı bu kitapta o kadar açık seçik işlenmiş ki okurken zaten insan kendine hakim olamıyor duygusal açıdan.
Kitapta kadınları dişil enerjiden eril enerjiye yönlendirilmesinden de bahsediyor. Çöl hayatında şartlar ağır olduğu için çocuklar küçük yaşta evlendiriliyor ve sünnet edilmesi gerekiyor. Bu sünnet ile dişil enerjilerini kaybediyorlar, kadının dişil enerjisini eril enerjiye çeken faktör erkek egemen toplum ve bundan yakınan yine erkek toplum. Oturup bütün yükü kendi yapacağın yükü dahi kadına yıktıktan sonra hiç kadın değilsin, kadınsı olmaya vakit ayırmıyorsun gibi şeyler söyleme iki yüzlüğünde bulunmanız gerçekten çok rahatsız edici.
Kitapta hoşuma gidenlerden biri de şu; anlatılan şeyler dramatik olmasına rağmen dramatik bir anlatım tekniği kullanılmamış olması, ben olanları kabul ettim, bu süreçte yapılabileceklerim neyse onu değerlendirip o sürecin içine girdim, başardım ve oldu şeklinde ilerlemesi kitabı akıcı kıldı.
Sonuç olarak kendi yolunu belirlemiş en nihayetinde kendisi gibi o caniliğe maruz kalan bütün kadınların sesi olmuş bir kadının müthiş fedakarlık öyküsünü okumak tarif edilmez bir besleyicilikti benim için.
Umarım kadınlar olarak kendinize bir alan oluşturmak zorunda kalmayız, o alan kendiliğinden oluşur. Sadece kadınlar için değil çok küçük kız çocukları, her türlü çocuk için bunu söylemek istiyorum. Coğrafyanın bir kader olmadığı bir dünya diliyorum hepimiz için...
" İnsan yaşam yolunda ilerlediğinde, şiddetli fırtınaların içinden geçtiğinden, güneşin tadını çıkardığında ve çevresindeki onlarca hortumun arasında ayakta durmaya çalıştığında, hayatta kalmanın yalnızca kişinin isteğini ve kararına kaldığını anlıyorum. "
Waris Dırıe
Keyifli okumalar...