10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 613. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 21:11
"GÖKTEN KUŞ YAĞDI" "Geride neredeyse bir yüzyıl bırakmış insanların evine yağcılık yaparak giremezsiniz. Biraz taktik ve yetenek gerektirir, ama çok da değil; yaşlı insanlar muhabbet sanatını bilirler ki, zaten hayatlarının son yıllarında da ellerinde kalan tek şey budur. Fazla süslü kelimeler güvensizliğe yol açar." Bazen, hayatın tüm anlamını en alışılmadık hikâyelerde buluruz. Romanımız işte böyle bir yerden sesleniyor: Büyük kayıpların gölgesinde, yaşama heyecan katan tuhaf bir “ölüm anlaşması”ndan, ormanın kadim ve güçlü çağrısından ve nihayetinde hepimizi ayakta tutan o temel şeyden, “aş”tan… Kanada’nın derinliklerinde, Kusursuzluk Gölü’nü saran kadim ormanlar… Rüzgârın ağaçlara fısıldadığı sırlar, sisin göl yüzeyine bıraktığı hayalet izler ve yüz yılı aşkın bir hikâyenin hâlâ capcanlı yaşadığı bir coğrafya. Hikâye böyle bir mekânda, adını bilmediğimiz bir kadın fotoğrafçının gözünden açılıyor. Bu adsız kadın, yıllarını doğa fotoğrafçılığına adamış biri. Ama artık yalnızca görüntü peşinde değil; geçmişin izlerini, hafızanın kırılgan parçalarını ve unutulmaya yüz tutmuş sözleri kaydetmek istiyor. Onun asıl amacı, 1916’daki Büyük Yangın’ı gören ve hâlâ hayatta olan yaşlılarla konuşup hem fotoğraflarını çekmek hem de hikâyelerini geleceğe taşımak. Bir tür sözlü tarih çalışması… Bir tür arşiv, ama duygularla, yaslarla ve zamanla çizilmiş bir tür arşiv. Fotoğrafçının aradığı yaşlı adamla ilgili isim karmaşası var: Ted mi, Ed mi, belki de Edward… Ama soyadı kesin: Boychuck. Bu soyadının peşinden gitmek, onu ormanın en derinlerine, medeniyetten uzak bir iz sürücünün sessiz kararlılığıyla sürüklüyor. Ve sonunda, tarif edilen noktaya vardığında karşısına Boychuck değil de Charlie çıkıyor. Çok yaşlı, çok görmüş geçirmiş ve kelimelerini sakınmayı seven bir adam. Fotoğrafçı onunla konuşmak, hafızasının kapılarını aralamak istiyor ama Charlie pek konuşmaya niyetli değil. Ta ki fotoğrafçının, adamın köpeğiyle kurduğu sevecen ilişkiye kadar. Köpeği sevmek, bir güven kapısı aralıyor. Bu kadının doğaya duyduğu saygı, canlıya gösterdiği özen her şeyi değiştiriyor. Derken hava bir anda değişiyor. Yağmurun ağırlığı, ormanda dolaşan tehditkâr bir fısıltı gibi çöküyor. Fırtına bastırınca Charlie, fotoğrafçıyı kulübesine davet ediyor. Ve hikâye burada bambaşka bir tona bürünüyor. Kulübenin içindeki o gece bir romanın tüm duygusal yükünü taşıyor: Ormanın derin sessizliğine duyulan hürmet Av maceraları ve yılların biriktirdiği anılar Büyük Yangın’ın hayatta kalanlar üzerindeki izleri Doğa ile insan arasındaki yüzyıllık bir anlaşma Bu gece, yalnızca bir barınma gecesi değil; fotoğrafçının, anlatıcının ve okurun bir arada nefes aldığı, zamanın genişlediği bir gece. Kanada edebiyatının en özgün seslerinden Jocelyne Saucier, Gökten Kuş Yağdı romanında bizi, Kuzey Ontario’nun ıssız ormanlarına davet ediyor. Bu davet, yalnızca bir coğrafyaya değil, insanın iç dünyasına açılan bir yolculuk. Roman, yaşlılığın dinginliğini, ölümün seçilebilir bir özgürlük olup olmadığını ve geçmişin küllerinden yükselen hikâyeleri incelikli bir dille işliyor. Kitabın merkezinde toplumdan bilinçli olarak uzaklaşmış üç yaşlı adam var. Kimliklerinden çok, kendi seçtikleri yaşam tarzlarıyla var oluyorlar. Elektrikten, şehirden, kalabalıktan uzak; ormanın ritmiyle nefes alarak geçiriyorlar günlerini. Eser, bir fotoğrafçının arayışından çok daha fazlası. Doğanın tanıklığı, insanların unutuluşa karşı verdiği küçük ama değerli mücadeleler, yaşlılığın bilge sessizliği ve geçmişin küllerinden çıkan hikâyelerle örülü bir anlatı. Bu roman, sadece bir kaçış hikâyesi değil; bilakis bir duruş. Bir tür özgürlük manifestosu. Bir varoluş, bir yüzleşme ve nihayetinde, kendi hikâyemizin sonunu yazma cesareti üzerine bir yolculuk. Ormanın çağrısına kulak veren bu üç adam, hepimizin içinde saklı duran bir soruyu sahneye taşıyor: Gerçekten özgür olmak, kontrolü ele almak, ne pahasına olursa olsun mümkün müdür? Eğer doğa anlatıları, geçmişle yüzleşen hikâyeler insanın kendi iç ormanlarına yaptığı yolculuklar ilginizi çekiyorsa, bu kitap sizi tam kalbinizden yakalayacaktır. Kimi hikâyeler okunmaz; yaşanır. Bu da işte onlardan biri. Kitapla Kalın.
Edebiyat
Gökten Kuş YağdıJocelyne Saucier · Yeni İnsan Yayınları · 20206 okunma
·
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.