·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Aralık 2025 19:33 Kitabı bitirdim fakat içimde garip bir ağırlık kaldı. Sanki birini yarı yolda bırakmışım gibi. Nazan’ı kapatıp rafa koyamadım, çünkü o hikâyede kalmadı. Hep “idare etmesi” beklenen, sesi kısılan, sevilse bile eksik sevilen biriydi. En çok da buna canım yandı.
Orhan Kemal acıyı bağırarak anlatmamış; sessizce acının içine bizi bırakmış. Belki bu yüzden bu kadar yorucu. Nazan’ın başına gelenler büyük felaketler değil, ama tam da hayat gibi: küçük, sürekli ve adaletsiz. Okurken sık sık “keşke biri onu gerçekten görseydi” diye düşündüm.
Kitap bitti ama Nazan bitmedi. Ona elimden bir şey gelmediği için çok üzgünüm. Galiba bu yüzden kalbimi ona bıraktım. Zaten depresyonda hissederken hepten girdim sanırım.Kalbi hassas olanlara tavsiye etmiyorum. Bir kadın olarak haksızlığa uğrayan kişiler de okumasın nasıl unuturum bu hissi bilemiyorum.
Ah Nazan :((