Sözcükler ile Akıl Çağı Arasında
8/10
·208 syf.··
2025 45. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 21:54
Bir insan önce kelimelere inanır. Ben inandım. Sözcükler Sartre çocukluğunu anlatırken bana kendi sessizliğimi hatırlattı. Kitaplardan yapılmış bir dünya, konuşmadan var olma çabası, kelimelerin insanın yerine düşünmesi… Okurken fark ediyorsun: Sen de uzun zamandır kelimelerin arkasına saklanıyorsun. Konuşamadıklarını yazıya, peki ya yaşayamadıklarını düşünceye emanet edişin. Sartre’ın çocukluğu bir itiraf gibiydi; benim içinse bir teşhis. Ama kelimelerle bir yere kadar. Akıl Çağı geçtiğimde, artık kimse masum değildi. Herkes biliyordu, herkes farkındaydı ve kimse hareket etmiyordu belki de edemiyordu. Düşünmek bir üstünlük değil, bir yük olmuştu. Özgürlük vardı ama yön yoktu; seçim vardı ama cesaret yoktu. Sartre burada şunu demek istedi sanki : insan sadece bilerek değil, bilip susarak da kendini mahvedebiliyor. İki kitap arasında sıkıştım. Bir yanda kelimelerle kurulmuş bir benlik, diğer yanda o benliğin hayata tutunamaması. Sözcükler bana neden böyle olduğumu.Akıl Çağı ise neden değişemediğimi. En can acıtıcı olansa Anlamak iyileştirmiyor. Bazen sadece daha derin bir farkındalık veriyor ve insan o farkındalıkla yaşamayı öğrenmek zorunda kalıyor. Sartre’ı okurken kahramanlara kızamadım. Çünkü onları çok iyi tanıdım. Onlar gibi düşündüm, onlar gibi erteledim, onlar gibi “bir gün” dedim. aslında Akıl çağında yaşayıp kalbini karanlıkta bırakan insanlardık hepimiz. Bu yüzden bu iki kitap benim için bir felsefe metni değil, bir yüzleşme oldu. Kelimelerle doğmuş, aklın içinde yorulmuş bir ben. Kelimeler mi kurtarır insanı, yoksa susup bir şeyleri gerçekten yapmak mı? Söz sizde. Ben eyleme geçiyorum.
SözcüklerJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 20201,860 okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.