Herkes onun ölececeğini biliyor. Ama neden yine de öldü? Suçlu Santiago Nasar mıydı yoksa hukuku sıradanlaştıran yargıç mı, nasıl olsa Vicairo kardeşler katil olmaz diyen sayısız insan mı, yoksa psikoposu karşılama töreniniyle ilgilenen memurlar mı, onların bıçaklarını alıp etkisiz bıraktığını sanan belediye başkanı mı? Santiago’ yu öldüren şeyin kendi suçu olduğu bile meçhul bu hikayede.
Gördüğümüz çizilen resimde toplumun insanı suçlu yaptığı çizilir. Peki ya Nasar’ın suçlu olduğundan emin olan var mıydı? Yoksa herkes sadece bir gösteri mi izlemek istedi? Kitabın sonunda bunu çok iyi özetlemiş Gabriel Garcia Marquez. “ Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım”.
Toplumun ilk rolü içinde bulduğu bireyleri korumaktır. Önyargı bir toplumda bireyi şah damarından öldüren ana bıçaktır. Kırmızı pazartesi bana göre başlayan haftanın aslında biten günle aynı olduğunu simgeler. Herkes gördüğü cinayet karşısında susar kalır.