Gönderi

Vejeteryan - Han Kang
7/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Kitabın ismine aldanarak vejeteryan bir kişiyi konu almış bir roman zannedebilirsiniz. Romanın baş karakteri Yonghe'nin ani bir kararla et yemeyi bırakması üzerine kurulu bir olay akışı olduğu için yazar bu ismi seçmiş olabilir. Kitap ; bir durum hikayesi gibi , sonu somut bir şekilde bitmiyor. Yazar , okurun düşünmesi için hikayeyi havada asılı bırakıyor. Vurucu , net bir bitiriş yok. Üç bölümden oluşan kitapta sırasıyla koca , enişte, ablanın bakış açılarından Yonghe'yi anlatıyor. Ana karakter üzerinden anlatım yok. Kocası için Yonghe sıradan, ekstra özelliği olmayan alelade bir eş. Olağan bir hayat akışları var , adeta bir monotonluk maratonu. Kadın gördüğü bir rüyanın etkisiyle aniden et yemeyi bırakıyor, evdeki hayvansal gıdaları atıyor, sütyen giymemeye başlıyor, eşinin ütülerini yapmamaya başlıyor. Bu durum kocanın ev ve iş hayatını olumsuz etkiliyor ; öyle ki koca karısının bu durumunu kayinpederi , kayınvalidesine kadar aksettiriyor. Kayinpeder bu durumdan öylesine rahatsız oluyor ki damadından özür diliyor, kızına zorla et yemeye çalışıyor. Özellikle ilk bölümde doğu toplumlarındaki ataerkillik baskın şekilde yer alıyor. Yonghe çocukluktan eş olduğu döneme kadar kendi kararlarını alamayıp , yönlendirilmiş bir hayatı, dahası özgürce fikirlerini ifade edemiyor. Bu varoluş sancısı romana yön veriyor. Et yemeyerek sessiz bir isyana kalkışıyor, kendini ağaca evrileceğini tahayyül ediyor. İkinci bölümde enişte, Yonghe'de oluşan ruhsal sıkıntıdan istifade ederek , baldızını sanatsal faaliyetlerine konu ediyor. Baldızı eniştesinin vücuduna çizdiği çiçek resimleri sayesinde onu rahatsız eden rüyalardan uzaklaşıyor. Enişte, Yonghe'yi kendi emelleri için kullanıyor. Ve bütün bunları güya sanat için yapıyor. Özellikle enişteye ait bölüm gerçekten rahatsız edici ve mide bulandırıcı. Yazar , okurda o kötü hissiyatı oluşturuyor. Son bölümde ablanın pişmanlıkları, keşkeleri var. Galiba romandaki Yonghe'yle beraber mağdur olan diğer kişi ablası olsa gerek. Onunda hataları, suçları var zaten bu yüzden keşkeleri mevcut. Kitap ne bıraktı dersek... Sıradanlık huzursuzluk veren birşey midir , bu hal kötü kullanıma açık mıdır bunu sorgulatıyor. Kocası Yonghe'nin sıradan halinden memnundu. Normalin dışına çıkışı boşanmaya götürdü , iş hayatını olumsuz etkileyecek hale getirdi. Sebepleri açıklanmamış bu ani hareket ve hızlı yaşam tarzı değişikliği ister istemez bize de şunü dedirtiyor : Koca da tamamen haksız sayılmaz hani. Öte yandan kadının "ben böyleyim, artık buyum" dercesine değişikliği ve bu değişime saygı beklenmesi de kabullenilmeli mi , düşündürücüdür. Belki de kadın haklı. Zoraki empati tarafların baktığı açıdan haklılık payı doğuracaktır. Eniştenin hali; sanat için herşey mübah mı, sanat gibi yüksek bir ideali gerçekleştirirken temel hayat ihtiyaçlarının karşılanamayacak katkıyı aileye katkı olarak sunulmaması ne kadar doğru sorularını sorduruyor. Ve yanıt okuyucunun kendi uhdesinde saklı. Ablanın sadece sabrederek hayatı geçirmesi birçoğumuzun da yaşadığı şey değil mi? Hiç hayatını yaşamadan, kimseye kötülük yapmadan, dürüstçe, zararsızca yaşamak sabır gerektirir. Bazen böyle yaşamak da hiç yaşamamış gibi hissettirir insana. Farkedilmeden yaşar, farkedilmeden ölürsünüz. Varlığınız, yokluğunuz başkalarınca bir anlam ifade etmez. Bu duygu iyi mi kötü mü insan buna bile karar veremiyor. Kimi zaman iz bırakmak istiyor geride , kimi zaman adı sanı silinsin istiyor. Velhasıl... Kitap teması, olayları, ara mesajları ve usulüyle sizi düşünmeye sevk ediyor.
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
·
65 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.