Kahvaltı masası, yine sessiz ve neşesizdi. Birbirine bakmaktan kaçınan, net bir ifadeye sahip olmayan yüzler, masanın etrafına yerleşmişti. Herkesin gözleri huzursuzca etrafa kaçamak bakışlar atıyor, ancak yüz ifadeleri bu duyguyu maskelemek üzere donuk kalıyordu. Memnuniyetsizliklerini açık etmek istemiyorlardı; fakat neşeli bir ifadeyle de örtmeye cesaret edemiyorlardı. Kahvaltı bo-yunca herkesin aklında, bu sessiz tiyatrodaki yorucu rolünü nasıl bırakabileceği düşüncesi vardı. Ya perdeyi kapatmanın ya da sahneyi terk etmenin bir yolunu bulmalıydılar.