·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Aralık 2025 16:04 Elif Şafak'ın "Bit Palas" romanını Mine G. Kırıkkanat'ın 1990 yılında yazmış olduğu "Sinek Sarayı" romanından intihal yaparak yazdığı yönündeki mahkeme kararı sonrasında merak edip her iki kitabı da okumaya karar verdim.
Öncelikle kitap sürükleyici güzel bir kurguya sahip, fakat ana karakterin Fransa'daki işine ara verip bir süreliğine İstanbul'a taşınmasının nedenleri daha çok işlense, roman biraz daha kapsamlı olsa daha iyi olurdu diye düşündüm. Olaylar çok hızlı gelişip, çözülüyor.
Kendime Notlar
Fransa'da bir bakanlıkta etkin bir görevi olan Sinan'ın babası ünlü bir silah firmasının sahibi Fransız, annesi ise Türk. Ücretsiz izne çıkan Sinan bir süre kafasını dinlemek için İstanbul'a geliyor. Arkadaşı Hilmi'nin büyükannesinin Cihangirdeki dairesine yerleşiyor. Kendisi beşinci katta oturuyor, alt katta bu büyükannenin görümcesi ile dul kızı oturuyorlar, bu iki kadın geçimsiz ve sevimsizler, ayrıca dinle bozmuşlar kafalarını. Onun altındaki dairede Nejla adlı travesti, bir alt katta Güher ve Süher adında ikiz darbukacı kardeşler oturuyor. Bunlar bir gece kulübünde çalışıyorlar. En alt katta Gülfiliz adında bir fahişe yaşıyor. Kapıcı kadın cüce, oğlu ise zeka problemli devasa bir çocuk.
Bu ilginç apartmanda garip ilişkiler yumağı içinde buluyor Sinan kendini. Aslında travestinin gerçekte Gülfilizi sevdiği,ama erkek olarak kabul görmeyince kadın gibi yakınına sokulduğu, Gülfiliz'in kardeşi ile ensest bir birlikteliğinin olduğu ya da olamadığı anlaşılıyor. Kardeşi tarafından hunharca öldürülen Gülfiliz'in intikamını Nejla yani erkek kimliği ile Daryal alıyor. Sinan olaya şahit olunca ilişkilerini kullanarak Daryal'ı Fransa'ya kaçırıp kurtarıyor.