·184 syf.····Okunma: 26 Aralık 2025 01:41 Bu roman iyilik ve kötülük sorusunu tek bir birey üzerinden değil, bir kasabanın vicdanı üzerinden sorar.
Genç kadın Chantal Prym, Becos adlı küçük kasabada yaşayan sıradan bir figürdür. Ta ki kasabaya gelen yabancı, kasabalılara korkunç bir teklif sunana kadar:
“Bir insan öldürülürse, altın sizin.”
Romanın asıl gücü burada başlar. Çünkü mesele “birini öldürmek” değil;
herkesin öldürmeye ne kadar yakın olduğudur.
Chantal ne kahramandır ne de şeytan. O, insanın kararsızlığıdır.
Altın; açgözlülüğü, yoksulluğu, hayalleri ve korkuları temsil eder.
Şeytan ise romanda bir varlık değil;
insanın içinde sessizce pazarlık yapan sestir.
Kasaba halkının yavaş yavaş ikna oluşu, kötülüğün nasıl bağırarak değil,
mantıklı gerekçelerle yayıldığını gösterir.
“Bir kişi feda edilecek, çoğunluk kurtulacak” düşüncesi ürkütücüdür çünkü tanıdıktır.
Coelho bu kitapta şunu söyler gibi:
“İnsan kötü olmak için canavar olmak zorunda değildir.
Sadece kendini haklı görmesi yeterlidir.”
Kısa değerlendirme:
Bu kitap ahlâk dersi vermez; aynayı uzatır.
Okurdan şunu ister:
Altın senin önüne konsa, gerçekten ne yapardın?