·288 syf.····Okunma: 26 Aralık 2025 12:53 Kitapta Asıl çarpıcı fikir şudur:
“Çocuğa zarar veren şey kötü niyet değil, ‘iyi niyetle’ yapılan duygusal körlüktür.”
Alice Miller’a göre mesele:
Ailenin kötü olması değil,
Kendisini ‘iyi’ sanmasıdır.
Çünkü “iyi aile” miti, çocuğun yaşadığı duygusal acının inkâr edilmesine yol açar.
Kitabın temel iddiası “İyi aile” diye bir şey yoktur, çünkü:
Her ebeveyn kendi bastırılmış yaralarıyla çocuk yetiştirir,
Ve çoğu zaman farkında olmadan çocuğu kendine göre şekillendirir.
Ama toplum şunu öğretir:
“Anne-baba kutsaldır.”
“Niyetleri iyiydi.”
“Onlar da zor şartlarda büyüdü.”
Miller buna karşı çıkar ve der ki:
“Bir çocuğun acısı, ebeveynin niyetiyle ölçülmez.”
Kitabın ismi neden bu kadar sert?
Çünkü Miller şunu söyler:
“Eğer bir aile, çocuğun duygularına yer açmıyorsa,
ne kadar ‘düzgün’, ‘ahlaklı’ veya ‘fedakâr’ görünürse görünsün,
o aile iyi bir aile değildir.”
Yani:
Şiddet yoksa bile
Bağırma yoksa bile
Herkes ‘el alem ne der’ diye düzgün görünüyorsa bile
Çocuğun duygusu bastırılıyorsa, orada iyilik yoktur.