Son Senfoni, okurken hüznü ağır ağır hissettiren,bittiğinde ise insanda dingin bir kabulleniş bırakan bir kitap. Yazarımızın sade ve gösterişsiz dili, anlatıyı zayıflatmak yerine derinleştiriyor.Söylenmeyenler, söylenenlerden daha çok yer kaplıyor. Kitap, okura hazır bir sonuç sunmuyor,aksine onu kendi iç yolculuğuna davet ediyor. Bu açık uçluluk, metni tamamlayan şeyin yazar değil okur olduğunu hissettiriyor.Bittiğinde ise geriye bir hikâyeden çok, insanın kendi iç sessizliğinde yankılanan dingin bir nota kalıyor. Robert Seethaler