Siyah-beyazın hakim olduğu bu sirkte her şey hem çok sessiz hem de fazlasıyla canlı. Morgenstern, klasik bir olay örgüsünden ziyade atmosfer kurmayı tercih etmiş ve bunu öyle incelikli yapmış ki kendinizi bir süre sonra gerçekten o çadırların arasında dolaşırken buluyorsunuz. Kitabın temposu yer yer yavaşlayabiliyor bu da her okura hitap etmeyebilir. Ancak sabırlı olannlar için karşılığı fazlasıyla var. Görsel gücü yüksek, hayal kurmayı seven ve edebi atmosferi önemseyen okurlar için kesinlikle özel bir deneyim.