·319 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Aralık 2025 01:53 Bu kitap uzun zamandır okuma listemdeydi. Okumayı çok istediğim ama bir türlü nasip olmuyordu. Sağ olsun biri sayesinde okumaya başladım. Ben kitapla bu kadar geç tanıştığım için kendime oldukça kızgınım. Ben kitabın abartılmısı taraftarıyım her ne kadar yazıldığı dönemde abartılmamış, beğenilmemiş olsa da. Ben hala kitabın yanlış anlaşıldığını düşünüyorum evet bir aşk romanı ama sadece bu yönden bakmak kitaba büyük haksızlıktır...
Kitabımız Honoré De Balzac tarafından 1836 yılında kaleme alınmıştır. Çıktığı ilk yıllarda pek okuyucuya etki etmemiştir. Balzac'ın beklediği ilgiyi göremez ve bundan dolayı çok az satılmıştır. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Balzac eserinden memnundur ve güveniyordur. Hatta Balzac eseri için 'kendisinin en iyi romanı' olduğunu söyler. Yazarımızla yeni tanıştığım için diğer romanları nasıldır bilemem ama şunu söyleyebilirim güvendiği eser çok fazla çevrildi ve okundu okunmaya da devam ediyor. Betimlemeleri sıkça romanında kullanmış anladığım kadarıyla yazarımız betimlemeleri çok seviyor diğer eserleri de öyle midir bilmem ama bu eserinde sıklıkla betimlemeler hakim. Eserdeki karakteri(Felix'in) hayatını iç dünyasını duygularını ve onca sevgisizliğe rağmen sevgiyi ve sevmeyi bırakmayıp göstermiş olan karakterini betimlemeler ile çok iyi yansıtmıştır. Kitabın başları sizi sıkabiliyor ama içine girdikçe de bırakmak istemiyorsunuz. Düşüncelerimden bir diğeri ben yazarımızın kitaptaki karaktere kendisini yansıttığını düşünüyorum yazarı araştırırken Balzac'ın da annesi tarafından sevilmediğini istenmediğini onun da (Felix) gibi ailesinden uzakta olması onlarla görüşmemiş olması bundan dolayı ben kendi yaşantısını ve yaşanmışlığını kitaba döktüğünü düşünüyorum. Balzac annesine duyduğu kırgınlığı, kızgınlığı ve öfkeyi de kitapta dile getiriyor. Yazarımız hep kendinden yaşça büyük kadınlarla olmuş bu durum aslında annesinden göremediği o sevgiden kaynaklanıyor. İnsan neyden eksik kalırsa onu arar hayatında.
Aynı şekilde kitaptaki karakterimiz (Felixte) kendinden yaşça büyük birini sevecektir. Bu durumlara bakılınca Balzac'ın hayatını okuyoruz gibi.
Hadi kitaba geçelim çok fazla detaya girmeden spoiler vermeden anlatacağım. Kitaba ilk baktığımızda karşımıza bir aşk romanı olarak çıkmaktadır. Kitap aşk romanı olmasının dışında çok daha fazlasıdır. Roman Napolyon dönemini o dönemde yaşanan siyasi çatışmaları, Napolyonun gidişini ve kralın gelmesini, Fransız toplumunun yapısını ve İngiliz toplumunun yapısını göstermiş oluyor bunu da iki kadın karakter üzerinden yapacaktır. Fransız kimliğini yansıtan karakter Hanreittedir. İngiliz kimliğiniyse yansıtan karakter Lady Dudleydir bu iki karakter üzerinden analiz ve karşılaştırmalar yapılmıştır.
Bir diğer en önemli karakterimiz Felix. Fransa'da geçen hikayemiz Felix'in ailesi soylu zengin ve varlıklı bir ailedir ama bu kadardır gerçekten gerçek bir aile gibi değildirler. Aile sıcaklığı yok sevgi yok özellikle karakterimizin annesi oğlunu hiç sevmez sanki oğlu değilmiş gibi davranır. Felix'i yatılı okula yollarlar ama ne onu sormuşlar ne ziyaretine gitmişler. Zengin ve varlıklı olmalarına rağmen Felixe doğru dürüst para göndermiyorlar gönderilen para da yetersiz bir miktardadır. Anne oğlunu yok sayar baba vurdumduymaz kardeşler üvey kardeş muammelesi gösterir. Kimseden sevgi göremeyen karakterimiz büyük bir sevgi açlığının içindedir. O sevgisizlik zamanında karşısına Henriette çıkacaktır. Ondan yaşça büyük olan bu kadın evli ve çocukları vardır. O da Felix gibi sevgisiz ve ilgisiz bir çocukluk geçirmiştir. Ona tek sevgi gösteren kişi teyzesiymiş Felixe ona tek sevgi gösteren teyzesi gibi olmasını istiyor tek teyzesi ona Henriette der ondan dolayı Felixte ona öyle seslenecektir. Eşi onu ve içindeki boşluğu duygularını göremeyen kaba saba bence bencil biridir. Aynı duygu durumlarını paylaşan Felix ve Henriette birbirlerine bağlanacaklardır ama Henriette bu durumdan kaçar ve Felixe de bu konuda müsade etmez.
Ben kitabı çok çok beğendim en çok hoşuma giden şeylerden biri de kitaptaki mektuplardı özellikle Henriette'nin Felixe verdiği gittiğin yerde okursun dediği mektup. O nasıl bir mektuptu gerçekten Balzac orada tüm hayat tecrübelerini görüş ve bakışlarını mükemmel ve muazzam bir dille ele almıştır. Mektupta toplum yapısını, toplum ve birey ilişkisini, bireyin aile olan ilişkisini, bireyin kendi ile olan ilişkisini, bireyin karakter ve ruhsal oluşumu ve sürecini, kadın erkek ilişkilerini tüm bu konuları muazzam edebi bir dille kaleme almış bize muazzam bir hayat tecrübesi göstermiştir. İşte bundan dolayı diyorum ki kitap bir aşk romanı gibi görünüp çok daha fazlası konu sadece aşk değil evet Felix Henrietteyi sever ama bence Felix yıllardır içindeki o anne sevgisizliğini boşluğunu doldurmak ona anne sevgisi de verebileceği birini ister. Biraz önce de dediğim gibi insan hayatındaki eksikliği boşluğu arar onu ister. Felix annesinden göremediği sevgisizliği ondan yaşça büyük olan Henrietteden alacağını düşünür. Herşeyin ailede başladığını göstermiş oldu. Benim bir diğer hoşuma giden şeyde karakterimiz Felix'in onca kötülüğe sevgisizliğe rağmen sevmeyi bırakmamış olması 'insan kötülüğü de iyiliği de kendisi tercih eder' Felix kötülüğü değil iyiliği sevgiyi seçiyor. Bir diğer beğendiğim hoşuma giden şey Felix'in sevdiği kadını zambağa benzetmiş olması zambak: saflık, yenilenme ve geçicilikle ilişkili demek bence Balzac saf aşkı zambağa benzetmiş yer yer Henriette de beyaz giyinip zambağı olduğunu kabul ederdi.
Balzac karakterlerini o kadar iyi işlemiş ki onların yaşadığı durumlar, ikilemler ruhlarındaki boşluğu ve haykırışları, duygularını okuduğumda çok iyi bir şekilde hissettim yazar hissettiriyor kalemiyle acıyı da mutluluğu da. Balzac kadınları çok iyi tanıyor bence onları çok güzel yazmış çok iyi bir şekilde anlatmış. Sanki bir kadınmış gibi ele almış zor bir şeyi başarmış. Ahlaksal boyutuyla bakmak istemiyorum bu şekilde bakarsak çok şey var konuşulacak ve kitap bence aşk ve ahlaksal boyutuyla değil Balzac'ın aslında kitabına neden bu kadar güvendiğini içerisindeki edebi dil ve verilen mesajları dikkate almak daha doğru geliyor bana. Benimde beğenmediğim yerler var ama yazılan eserin iyi oluşu o kötülükleri geride bırakıyor bence herkesin görüşü farklıdır tabi. Kitapla, karakterlerle ilgili söylemek istediğim bir çok şey var ama bu seferde fazla spoilere boğmuş olurum sizi şu kadarını söyleyebilirim gerçekten okunmayı hak eden bir eser kesinlikle şans verilmeli görüşlerim bu kadar kitap dışında söylemek istediğim bir iki şey var:
Açıkçası ben buraya inceleme atmak istemiyordum çünkü burada alıntı ve iletiler bile okunmuyorken insanlar uzun yazıları hiç okumuyor ondan dolayı incelemeler de okunmuyor bu sadece benim yazdıklarım için geçerli değil uygulamada çok güzel inceleme yazan insanlarda var malesef ki onların ki bile okunmuyor. Ben insanların bir kitap alıntısından yazılan incelemeden kitabı merak etsinler istiyorum ona göre yazıp atmaya çalışıyorum buradaki amaç beğeni değil ki buradaki amaç okumak malesef uygulamayı saçma sapan bir kitle ele geçirmiş durumda gerçek okuyucuların yeri olmaktan çıkmış durumda orada sanki yanlış olan bizmişiz gibi bir davranış var sanki alıntı atan inceleme paylaşan biri yanlış orada doğru olan onların kendilerini sergilemeleri doğru kimse kusura bakmasın kimin iyi kimin kötü olduğu belli uygulama ilk kullandığım zaman toz pembe gibi bir şeydi şimdi herkes her şeyin farkında eğer ben burada yanlış insan konumuna düşüyorsam o yanlış insanlara haddini de bildiririm ben bildiğim yoldan devam edeceğim bir kişi görür okur umuduyla
"İnsanların iyi kalplere, iyi hislere ve iyi ruhlara inanmasının sebebi olun." Ben olmaya devam edeceğim. Okuyan herkese teşekkür ederim umarım incelemem ile ve uygulamadaki diğer arkadaşların incelemeleri ile yeni hayatlara yelken açarsınız. İyi ve keyifli okumalar gerçek okuyucular :)