·824 syf.····Okunma: 26 Kasım 2025 22:48 Bronz atlı uzun zamandır çok merak ettiğim bir eserdi. Savaş, tarihi aşk konuları zaten çok ilgimi çektiği için genel olarak büyük bir beklentiyle başladım esere. Sayfa sayısı oldukça fazlaydı ve bu durum gözümü başlarda korkutmuştu. Kitap hakkında çok ortada kaldığımı söylemeliyim. Ne beğendim ne beğenmedim dediğim bir eser oldu benim için.
Konusundan kısaca bahsedersem;
Acımasız bir kış zamanında, alman Ordusu tarafından kuşatılan 1941 Leningradında geçiyor hikayemiz. Metanov ailesi hayatta kalabilmek için olağanüstü zor şartlar altında inanılmaz bir yaşam mücadelesi veriyorlardı. Yicecek kıtlığı ve düşen bombaların arasında Tatyana ve Kızıl Ordunun genç subayı Aleksandr ile tanışır kendilerini savaş kadar tehlikeli sırların ve aileyi dağıtan imkânsız bir aşkın içinde bulmuşlardı. Aleksandr'ın , Tatya'nın ablası ile olan ilişkisi, savaş şartları nedeniyle aşklarını asla yaşayamazlar. Eser boyu bu iki aşığın savaş şartlarında nasıl hayatta kalmaya çalıştıklarını ve aynı zamanda birbirlerine kavuşma çabalarını okuyoruz.
Öncelikle karakterlerle başlamak istiyorum. Tatyana karakterine bayıldım diyebilirim. Evet çok inatçı ve her saniye güçlü kadın olduğu vurgulanmak istenen klasik bir kadın karakterdi ama bence yazarımız o savaş şartlarını, savaş sırasında ailesine kol kanat geren, aynı zamanda aşkının peşinde koşan güçlü kadın imajını inanılmaz güzel yansıtmıştı Tatyana ile. Her ne kadar ablası ve Aleksandr ile olan gizli aşk olayları yanlış da olsa diğer eserlerde görmediğim bir ahlakçılık sergilemeye çalıştı ve bence sonuna kadar direndi. O imkansız aşk, savaş yıkımı, aşk acısı, kayıp acısı, hayatta kalmanın verdiği acı Tatyana'yla birlikte içime işledi. Güzel işlenmiş ve etkileyici bir karakterdi. Kitaptaki tek beğendiğim noktalardan biri oldu bu karakterin anlatımı.
Aleksandr karakteri ise bence daha iyi aktarılabilirdi. Kızıl orduda bir subayın gözünden savaşı görmek daha çok isterdim ve o savaş, aşk acısını bir de bu subayın ağzından okumak isterdim. Aleksandr daha sönük kalmış bir karakterdi eserde. Nedense beğendiğim erkek karakterler arasına giremedi.
Kitap genel olarak benim için 4 bölümden oluşuyordu.
Birinci kısım çok hızlı ilerledi ve kendini merak ettirerek okuttu. O savaşın başlangıcı, tatyana ve aleksandr'ın tanışıp aşklarını gizli yaşama çabaları, savaşı henüz kimsenin bilincinde olmaması çok heyecanlı ve güzel aktarılmıştı. Bu noktada daha çok yaşanan aşk ön plandaydı.
İkinci kısım en hızlı akan kısımdı. Savaşın acımasız yüzünün ortaya çıkışı gerçek hayatta kalma savaşlarının verilişi bu kısımdaydı. Aşk yok denecek kadar azdı ve yaşanan insanlık dışı , kan dondurucu olaylar beni çok etkiledi. Rusya'nın soğuğunu, savaşın yıkıcılığını, soğuktan donarak ölen ve açlıktan insanlıktan çıkan insanlar içime işledi. En güzel ve etkileyici kısımdı.
Üçüncü kısım neredeyse kitabı yarım bırakmama sebep olan Aleksandr ve Tatyana'nın aşklarının doruk noktasını anlatan neredeyse her satırda defalarca cinsellik anlatan bölümdü. O kadar kötüydü ki.. Normalde bu tarz şeyler okumaktan rahatsız olmam ama bu çok başka bir boyuttu. Yazar o kadar abartmıştı ki sanki kitap bambaşka bir evreye büründü. O kadar sıkılarak okudum ki anlatamam. Çok kötüydü ve çok bunalttı beni. Aşklarına bir daha aynı gözle bakamadım ve resmen artık yeter sevişmeyin diyesim geldi. Liseli ergen kitabı okuyormuşum gibiydi.
son kısım ise kitabın en duygusallaştığı ve ilk iki kısım kadar olmasa da biraz daha gaza basarak hızlandığı ve 3. kısmı unutturmaya çalışarak tarihe tekrar geri dönen, savaşı ve tarihi aşkı tekrar ele alan bir bölümdü. Sonu beklediğim kadar etkileyici bitmedi yine de. Kitap giderek içimdeki hevesi söndürdü diyebilirim okurken. Daha iyi bir bitiş olabilirdi.
Genel anlamda kötü değildi ama çok da beğendiğimi söyleyemem. Gereğinden fazla uzatılmış bir eserdi kesinlikle. 3. kısım bence çıkarılsa çok daha güzel sıkmayan ve tadında bırakarak biten bir eser olabilirdi. Konusu dikkat çekici ve beğendiğim bir tarz ama amatörce yazılmış bir eserdi bence. Yazar bu konuyla ve karakterlerle çok daha heyecanlı, sürükleyici ve etkileyici bir eser yazabilirdi. Konuyu kullanamamıştı bence. Keşke eser sadece 1 ve 2. kısımdan oluşsaymış ve daha etkileyici bitseymiş.
Bu konularda diğer güzel eserleri okumanızı tavsiye ederim bu fazla uzun çünkü ama yine de okutturur kendini eğer tarihi aşk seviyorsanız. 2. itabını almayı ve seriye devam etmeyi çok düşünmüyorum. Ortalama bir eserdi benim için.