·192 syf.····Okunma: 28 Aralık 2025 18:05 Farklı cografyalarda takribi 15. yüzyıla kadar hemen her alanda en gözde zamanlarını yaşayan İslam imparatorluğu(batıda endulus emevileri, ortadoguda abbasi, emevi, memluk , Anadolu ve Balkanlar ile ön avrupada Osmanli, İranda safeviler ve rusyada tatarlar ile Hindistan endenozyaya kadar uzanan islami devletler) ne oldu da bu dönemden sonra kan kaybetmeye başladı ? Teknik, tıp, edebiyat, sanat, askeriye ve diğer birçok alanda tevarus ettiği yunan ve hindi-cin kaynaklarının müthiş bir bilesimiyle dünyanın bilim merkeziyken hangi kırılmalar onu Batı'nın gerisine düşürdü? 17 ve 18. yüzyıllar ile birlikte reddedilemez bir üstünlüğe ulaşan Batı Avrupa bunu kimi yerde fiilen isgaller ile kime yerde ise emperyal bir ekomonik düzende koloniler oluşturarak kendi zenginliğine ivme kattı. Tüm bilimsel gelismeleri yaninda kendi kültürünü de dünyanın geri kalanında galebe çaldı. Bugün batılı tarzda giyinmeyen, ev dekore etmeyen, müzikte resimde edebiyatta Batı etkisi görülmeyen bir ülke yok gibidir. 20. Yy a gelindiğinde ise şanslıyız ki Mustafa Kemal Atatürk sayesinde genç Türkiye Cumhuriyeti haricinde çoğunda manda ve himayenin hakim olduğu, sınırları cetvelle çizilen topluluklar haline geldiler. Tüm bu soruları ve daha çok soru doğuran kimi cevaplarını laiklik-feminizim-yönetim biçimleri-kurumsallık-yenilige açıklık üzerinden okuyarak sistemli bir karşılaştırma sunuyor. Hamasi söylemlerin kolaya kaçmak olduğunu bilmenin yanında "Bunu bize kim yapti?" Sorusu yerine "nerede hata yaptık?" Ve simdi "ne yapabiliriz?" Sorularinin sorulmasi son sözüyle biten besleyici bir kitap. Tavsiye olunur.