Puan vermedi·56 syf.··
2025 153. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 22:27
Muallim Naci bir parça edebiyat dersi grömüş herkes için, demdeme zemzeme tartışmasının bir numaralı kişisidir. Karşısında Recaizade Mahmut Ekrem ve ekibi var tabi, yani Servet-i Fünûncular. Bunu bilmeyen , merak eden gitsin baksın derim, çünkü bana göre edebiyatta çok hoş bir sadadır. Her ne akdar Muallim Naci bu olaydan beri eski edebiyatın temsilcisi gibi görülse de bence tam öyle değil, sadece geçişin, eskiden yeniye geçişin, sentezle olması gerektiğini savunuyordu, çünkü bizim ondan okuduklarımız hep karışıktı, şu kitapta bile, benim bilmediğim kelime yoktu, yeğenim benimle aynı anda okudu, onun sorduğu kelime sayısı da parmakla sayılabilir. Bu kitapla anlaşılamaz biliyorum ama tarzını anlatmak için belirttim. Muallim Naci batıya karşı değildi, ama anlaşılmadan her şeyi alınmış bir batıyı istemiyordu, benim ifadelerim düz olabilir ama olay bu, bu değişmedi, hep böyle. Batı deyince sadece şeklen yaşanan özenti durumlar var, kimsenin batının herhangi bir katma değeri olan bir şeyini aldığı yok. Hazmedilmeden alınan bir edebiyatta bu etkiyi yapar demek istemiş adam. Gayet makul sebeplerle. Ha bu arada. Bu zemzeme demdeme muhabbetinde de ben yine Muallim Naci'yi haklı buluyorum ama bunu anlatmak şimdi hem uzun sürer hem de zor zaten. Yalnız şunu söyleyebilirim, orada yazılan şey arap alfabesi ile bir şey ise, ikisi de peltek s olacak diyor adam kafiye olması için; Servet-i Fünûncular ne diyor? S, s'dir. No arapça kelimeler kullanıyorsan böyle dümdüz konuşamazsın. S, Ss, s :) O zaman o kelimeleri de komple terk edeceksin, yoksa işte dünyanın Ramadan dediği şeye sen Ramazan dersin. Zat'çılar sizi :) Mahalliler. Canım Akif hocam ne diyorsa o doğrudur. Dağılın. Şu saniye dahi burayı böyle bırakıp gidip Kur'an okumak istiyorum. Seren hanımmm you deserve it. :) Thank you, master. Ömer'in Çocukluğu çok çok çok iyi bir kitap. Minicik ama çok iyi bir kitap. Şimdi. Mutlu bir çocukluk geçiren her çocuk şunu bilir ki, her zaman her dertte her şartta insan o çocukluğu bırakamaz. Çocukluğu mutlu geçenler, çocukluğunu aşamaz, hasret yaşar. Tam tersi düşünülse de bunun doğrusu budur, çocukluğu hazin geçen çocuk zaten o anları düşünmek tekrar hissetmek ister mi hiç? İşte Muallim Naci bu kitaptan anlaşılacağı üzere öutlu bir çocukluk geçirmiş biri. O yüzden bilmem kaç yaşında bunlardan biraz bahsetmek istemiş, iyi ki de etmiş. En sevdiği hırkasını anlatırken aklıma geldi, benim de turkuaz bir hırkam vardı, ben babamlar bana o hırkayı alınca turkuaz benim en sevdiğim renk zannettim. Düşünün. Gerçekten yıllarca alabildiğim her şeyi turkuaz almaya çalıştım. En sevdiğim baş örtüm turkuazdı , kalemim turkuazdı. Basit bir hırka sebep oldu buna. Babasından bahsettiği bölümler de çok can alıcıdır. Onu başkalarının gözünden tahlil etmesi filan aslında çocukken anlayamayacağı şeyler, orada da baba dostu kavramına dikkat çekiyor aslında. O bağı takip etmiş ve fazlasını öğrenmiş belli ki, tam o esnada babama dedim ki bizim baba dostumuz olmaz çünkü senin hiç arkadaşın yok çok şükür :) E yok doğru. Benim babamın öyle işleri olmaz, herkese mesafesi vardır. Küçükken de hatırlıyorum abilerimin filan asla herhangi bir arkadaşı bizim eve giremezdi. Dışarda. Annemin de öyle eve çağırdığı, evine gittiği arkadaşı yoktur. Biz yabaniyiz demek ki. Daha doğrusu genellikle ailece arkadaşlık mesafesinde kalırız, çok kardeşli olmanın bir nimeti mi nikmeti mi bilemem ama böyle... Bu minik kitabı arşa çıkarabilirim, kabiliyetim var ama merak eden gider okur, altı üstü 40 sayfa zaten. Ben de mutlu bir çocukluk geçirdiğimi hep söyledim, yine söylüyorum; belki de hayata ve insanlara hala direnebiliyor olmamız bu sebepledir. Evet hiyerarşide önemli problemlerimiz yok ama piramidin başka basamaklarında problemler yaşıyoruz diyelim. Mesela. Sen istediğin kadar kendin ol, dünya yalan ve yalancıların dünyası olduğu sürece, hayretin şaşmış bir vaziyette yaşamaya mahkumsun. Bazılarına sormak isterdim; sen bu kadar yalanı içine sığdırabildin de tek bir doğruya mı yer kalmadı? Çünkü bence bir doğru bazen bütün yalanları götürür. Ama yok. Bazıların da -yok yok-. Ömer benim, Ömer biziz. İnşallah çocukluk anılarımızı hak edecek bir kalan ömrümüz olur. Amin.
Edebiyat
Ömer'in ÇocukluğuMuallim Naci · Can Yayınları · 20217,9bin okunma
·
51 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.