·284 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Nisan 2018 16:14 Yurt, ev, kadın, erkek, cinsellik, bağ ve daha nice kelimenin kitap haline gelmesi.
Kalemine , yazılarına , üslubuna, müziğine hayran olduğum yazardan yine müthiş bir sonla biten bir kitap.
Leyla'nın Evi...
Kitabın başlarında Orhan Pamuk okuyorum sandım . Daha sonra yazarın Kardeşimin Hikayesini, Konstantiniye Otelini okudum. Ve bir Livaneli klasiği olarak sonunda bir tokat yedim.
Evet kitabın sonunda Livaneli bana tokat attı resmen.
Kadın erkek ilişkileri , aile kavramı , sahiplenme , alışkanlık , mutluluk , mutsuzluk gibi aklınıza gelebilecek daha birçok şeyi yeniden düşündüm. Yazarın bilinçaltına hayran olmamak mümkün değil. Kelimelerinin büyüsüne kapıldım. Tarihe bakış açım değişti. Araştırma ve bilgilenme ihtiyacı hissettim. Ha birde tarih... Kitap boyunca Osmanli ve Cumhuriyet arasında mekik dokudum. Dedim ya tarih araştıralım diye birsey insanı sarıyor .... Ve bir alıntı ile bitirmek istiyorum incelemeyi. Çünkü yazara olan sevgimden ve hayranligimdan inceleme uzar diye korkuyorum .
"Halk dalkavuklugumu , onun oyunu almak için din ve milliyetçilik duygularını gidiklamak mi, yoksa onu eğitmek mi ? Yusuf bu soruya cevap veremiyor, iş bu noktaya gelince kafası karışıyordu. " Sayfa : 213