Altı Harfli Bir Tatlı | Şermin Yaşar
Bu kitabı okurken sadece sayfaları çevirmedim;
içine girdim, yaşadım, hissettim.
Elimden bırakmak istemedim.
Selime Teyze’nin yaşadığı hayatı sanki onunla birlikte yürüyerek,
bazen bir sinema perdesinden izler gibi izledim.
Meltem’in annesizliği, babaannesi ve dedesiyle geçen günleri,
yatılı okul yalnızlığı, evliliği, hayata bakışı, iç sesleri…
Hepsi öyle güçlü tasvirlerle anlatılmıştı ki,
okumadım adeta yaşadım.
Şermin Yaşar, iki yalnız kadını;
biri anne olup yalnızlığa itilen,
diğeri annesizliğin içinde büyüyen iki ayrı pencereden anlatmış.
Aynı yalnızlık, iki farklı hayat, iki farklı bakış…
Ama ikisi de çok tanıdık, çok gerçek.
Ve düşündürdü bana;
bunlar en azından tercih edilmemiş yalnızlıklar.
Bir de farkına bile varılmadan seçilen,
kalabalıkların içine saklanmış yalnızlıklar var.
Etrafımıza baktığımızda insanlar ne kadar sosyal,
ne kadar kalabalık görünse de,
o kalabalıkların içinde ne kadar yalnızlar aslında…
Bu kitap sadece bir hikâye anlatmıyor,
insanın içindeki sessiz boşluğa da dokunuyor.
Dili akıcı, anlatımı sade ama duygu yükü çok ağır.
İnsanın kalbine sessizce dokunan,
okuduktan sonra uzun süre içinde kalan bir hikâye.
Kesinlikle tavsiye ederim.
Bu kitap okunmuyor, yaşanıyor.