Gönderi

Söyle hocam, hangi kitaptan öğrendin hayat denen oyunu? ne mekân ne imkân, biliyorum; değil artık derdime derman. Bu sayfalarda bir şey yanlış, bir şey eksik, bir şeyler fazlalık. Kar gibi berrak artık, huzur memleketinin benim yokuşu. Bilseydim eğer, ah bir bilseydim! Kitabın ortasında anladım, ben kendime çıkan yokuşum. Boğdum o kuşu, hangi nefes yeter tırmanmaya, satır denen yokuşu? Gitmek lazım hocam, kendinden uzaklara; çok uzaklara... Geçmiş ağır, umut kırgın, gönül azığına bu suskunluk nasıl sığsın!.. Huzur denen o yola vursan da gitsen başını, bilirsin geçemezsin. Yokuş benim, sensin, bir çift nazlı göz!.. Kapatmak istiyorum her şeyi, her şeyi, her şeyi. Bu ışıkları, sesleri, bu beklentileri!.. Tanrı nereye koymuş, son denen o şeyi? Kızma bana hocam, bulurum, eğer bir gitsem karanlıkta kendimi... Söyle, artık sadece sen söyle, sakalıma kim döktü beyazların arifesini? Anladım! Artık anladım gölgesi asude hocam. yenilerek, durarak, her seferinde yeniden. Bu kitap, o kitap değil.
1000Kitap
··
1 +1'leme
·
4.410 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Hocam… Sen yokuş diyorsun ya, aslında hayatın bizden istediği şey hep aynı: taşıdığımız yükle yürümek. Ama kimse söylemedi; yükün yarısı bizim yarısı bize yüklenen. Yorgunluk bundan kuşu boğmadın aslında, sadece susturdun. Çünkü bazen umut bile yoruyor insanı. Huzur yolunun var olup da geçilememesi de bundan; yol var ama dizin titriyor, kalbin terliyor, geçmiş omzunu çekiştiriyor. Bu yüzden “gitmek” diyorsun. Uzağa değil aslında; seslerden, beklentilerden, başkalarının bize biçtiği rollerden uzağa.Ama şunu söyleyeyim Kendinden kaçılmaz. Kaçmaya çalıştığın yer dönüp dolaşıp yine sen oluyorsun. Ve belki de işin sırrı kaçmakta değil orada durup tamam artık teyakkuzda yaşamayacağım diyebilmekte. Kaybetmekten korkmadan, gecikmekten utanmadan, başaramamaktan çekinmeden.Beyazlar sakala gözyaşı kalbe düşer hocam İkisi de insanı susturur ama büyütür. Sen yenilerek değil her yenilmede daha gerçek olarak yürüyorsun. Bu yüzden bu kitap o kitap değil diyorsun. Çünkü eskisi bitti. Ve bu kötü bir şey değil; bitişler çoğu zaman insanın kendi kendisini yeniden yazma cesaretidir...Gitmek gerekiyorsa git; ama kendinden değil, kendine doğru git. Yol zor, evet. Ama yokuş dediğin şey, tepenin var olduğunun kanıtıdır. Ve inan, karanlıkta da insan kendini bulur yeter ki kendine kızmadan, acele etmeden, düşe kalka… çünkü insan biraz da böyle insandır.Ne demiş Camus: En derin karanlığımda, içimde yenilmez bir aydınlık olduğunu öğrendim.
HİÇ
Gönderi Sahibi
Aynı şeylere bakıp farklı şeyler görmüşüz. Sanırım artık biraz da sizin gibi bakmam gerekiyor. Diğer türlü çekilebilir değil. Çok teşekkür ederim.