Gönderi

Puan vermedi·276 syf.··
2025 2. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 17:02
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki uygulamada kitabın Rağbet Yayınlarından çıkmış olan eski basımı mevcut. Kitabın söz konusu basımının ismi 'Kur'an Yorumlarında Kadın' iken benim elimde bulunan Türkiye Diyanet Vakfı Yayınlarından çıkan yeni basımının ismi 'Kadınlara Dair Ayetler Özelinde Tefsir ve Sosyokültürel Çevre İlişkisi'. Ben kitabı daha önce hiç duymamış, görmemiş birisi olarak kitabın isminden etkilenerek satın alma ve okuma kararı almıştım çünkü bu isim sanki kitabın içeriğinin kadınlara dair ayetlerin nazil olduğu dönemin sosyokültürel çevresinin incelenmesi ve bu ayetlerin aslında neyi amaçladığının tespit edilip yine günümüz sosyokültürel çevresine dikkat edilerek modern insanlara ne anlam ifade etmesiymiş gibi bir izlenim uyandırmıştı. Lakin kitabın konusunun tam olarak beklediğim gibi çıkmaması beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Gel gelelim bunu bir eleştiri olarak yazmıyorum zira sadece kitabın ismine bakarak, kitap hakkında bir araştırma yapmadan okumak benim hatamdı. Yalnızca kitabın ismine bakıp benim gibi düşünerek okuma kararı alanlar olursa diye uyarı mahiyetinde bu durumu belirtmek istedim. Kitap aslında eski Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Hilmi Karslı'nın tefsir alanında yazmış olduğu doktora tezinin kitaplaştırılmış halidir. Kitap günümüzde sorun olarak görülen Kur'an-ı Kerim'deki kadınlarla ilgili çeşitli ayetlerin tarihi süreç içerisinde ve günümüzde nasıl yorumlandığını ele alıyor. Kitabın temel tezi hiç kimsenin yaşadığı toplumdan, dünya görüşünden, yaşadığı çağdaki egemen anlayıştan, mezhebi ön yargılardan vs. tamamen kurtulup Kur'an-ı Kerim'i tamamıyla objektif bir şekilde değerlendiremeyeceğidir. Çünkü herkes bir ölçüde yaşadığı çağın ve içinde bulunduğu topluluğun çocuğudur. Yazar bu görüşünü Kur'an-ı Kerim'deki kadınlar ile ilgili ayetlerin yorumlarını ele alarak ispatlamaya çalışıyor. Zira mirastan düşen pay, şahitlik, çok evlilik, örtünme, dövme vs gibi konular klasik dönemde hiç sorun olarak görülmeyip mezkur konuların geçtiği ayet-i kerimelerin yorumlarında çok fazla görüş ayrılığına ve te'vile gidilmezken modern dönemde söz konusu meseleler çözülmesi/modern yaşama entegre edilmesi gereken konular olarak görüldüğü için son iki asırdır bu ayetler daha farklı şekillerde ele alınmış ve üzerlerinde yüzyıllardır yapılmayan farklı yorumlar yapılmıştır. Yani kitabın amacı bir sorunun çözümü veyahut da bir görüşün ispatından ziyade bir durum tespitidir. İlk paragrafta bahsettiğim hayal kırıklığı işte bu konu ile ilgiliydi. Kitapta bir çözüm önerisi beklerken sadece bir durum tespiti ile karşılaştım. Yazar tabii ki bazı konularda kendi fikirlerini beyan etse de kitabın konusu bu olmadığı için bunlar çok fazla delillendirilip ispat edilmeye çalışılmamış. Kitapta bir konunun belirlenip bu konuya dair ayetlerin tamamına ve bu ayetlerin klasik dönemdeki ve modern dönemdeki tefsirlerine örnekler verilmesi, dolayısıyla konuya dair görüşlerin genel hatlarının okuyucuya sunulması çok hoşuma gitti. Çünkü bireysel olarak bu konularla ilgili tek bir ayetin dahi araştırmasının yapılması çok fazla kaynağa ulaşıp inceleme gerektirdiği için yorucu bir iş olacakken kitapta bunlara kolayca ulaşabiliyoruz. Kitabın hoşuma gitmeyen tarafı ise şu oldu: Yazar söz konusu meselelerin aslında sorun olmadığını ama batı etkisi ile oluşan modern anlayıştan dolayı bunların sorun olarak görülüp çözülmeye çalışıldığını düşünüyor, dolayısıyla günümüzde bu sorunları aşmaya çalışmaya yönelik yorumlar yapan modern ilahiyatçıları aslında batının ve modernitenin etkisinde kaldıkları imasında bulunuyor. Evet bu konular batıdaki gelişmelerden kaynaklanarak modern dönemde sorun olarak ortaya çıkmış olabilir ama bence bunlar aşılması gereken, cevap verilmesi gereken, günümüzde nasıl anlayacağımızı açıklamamamız gereken meselelerdir. Ayrıca yazarın bazı kısımlarda kendisi ile çeliştiğini düşünüyorum. Mesela yaptığım alıntılarda da görüleceği üzere yazar teorik olarak ayetlerin nazil olduğu dönemdeki şartlara göre incelenip anlaşılması gerektiğini daha sonra da oradan çıkardığımız sonucu günümüze uyarlamamız gerektiğini savunuyor. Ona göre geçmişte yapılan yorumların, üretilen bilginin aynen günümüzde kullanılması yanlış ve yetersizdir. Ama pratikte bunu yapmaya çalışanları da Kur'an-ı Kerim'i batı etkisinde kalıp kendi anlayışlarıyla yorumlamakla itham ediyor. Yazarın düştüğü çelişkilere daha spesifik bir örnek ise Nisa Suresi 34. ayetin yorumu ile ilgili. Yazar bu ayetteki 'darabe' fiilinin gelenekte her zaman 'dövmek' olarak anlaşıldığını, fiile bundan başka anlam vermenin doğru olmayacağını söylüyor(s.82). Dolayısıyla zaten uygulanan bu uygulamaya Kur'an'ın yalnızca düzenleme getirdiğini ve belli şartlar oluştuğunda uygulanacağını(s.85) söylüyor. Lakin sayfa 87'de konu sonuca bağlanırken Peygamber Efendimiz(sav)'in hayatında bunun örneği olmadığını, İslam dininde, özellikle de aile içinde şiddetin kesinlikle söz konusu olmayacağını dile getiriyor. Yani kısaca yazarın teoride anlattığı ve savunduğu yöntemler ve görüşler ile pratikte öne sürdükleri kitap boyunca çelişkili devam etmekte. Her şeye rağmen kitabın bana kattıklarını görmezden gelmeyerek faydalı bir eser olduğunu söyleyebilirim.
Din
Kur'an Yorumlarında Kadınİbrahim H. Karslı · Rağbet Yayınları · 20032 okunma
·
62 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.