·116 syf.····Okunma: 15 Mart 2025 00:00 Baharın gelişinin müjdelendiği şu günlerde o kadar güzel bir kitap okudum ki... Belki de doğru zamanda doğru kitapla buluştuğum nadir anlardan birisini yaşadım. Bilemem belki de biraz melankolik, biraz duygusal, biraz da romantik bir anıma denk gelmiştir bu kitap. Ama aldığım keyif anlatılmaz yaşanır cinstendi, o kadar da olsun. Gelin sizinle de paylaşayım bu ruh halimi...
Bu kitabın beni en çok etkileyen yanı hikâyesinden çok diliydi sanırım. Öylesine naif, öylesine şiirseldi ki sanki her satır bir el gibi saçlarımı okşadı. Türkan’ın hikâyesi, eşinin kaybıyla başlayan ve kendini keşfetme yolculuğuyla devam eden bir çiçeklenme süreciydi. İlk bölümde yasın ağırlığını hissederken, ikinci bölümde onun küllerinden doğup çiçek açışına eşlik ettim.
Keşke hikâye biraz daha uzun olsaydı, özellikle ikinci bölümde Türkan’ın yaşadıkları daha derinlemesine işlenebilseydi diye düşündüm. Ama belki de yazarın amacı buydu—fazla söze gerek bırakmadan, şiir gibi bir anlatımla ruhun dönüşümünü hissettirmek…
Bazı kitaplar vardır, bir dost gibi size eşlik eder, okurken ruhunuza dokunur. İşte bu kitap da benim için öyleydi. Baharın uyanışı gibi içimde bir sıcaklık bıraktı. Eğer melankolik ve şiirsel anlatımları seviyorsanız, bu kitabı listenize ekleyin derim. Çiçek açan tüm kadınlara sevgilerimle.