Bir Bilgenin Kadehindeki Varoluş: Hayyam ve Rubailer Üzerine
8/10
·196 syf.··
2025 1. kitabı
İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan ve Sabahattin Eyüboğlu’nun Türkçeye kazandırdığı Rubailer, Ömer Hayyam’ı sadece bir "şarap şairi" olmaktan çıkarıp, çağları aşan bir bilge olarak karşımıza koyuyor. Eyüboğlu’nun şiirsel gücüyle birleşen bu çeviride, Hayyam’ın “rindane” (dünyayı olduğu gibi kabul eden, keyifçi) tavrı, yaşamın geçiciliğine karşı bir direniş biçimi olarak sunuluyor. Kitapta yer alan şu dizeler, Hayyam’ın hayata bakışındaki o ince dengeyi çok net özetler: "Varlığın sırları saklı senden benden; / Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin ne ben. / Perde arkasında bir dedikodu gidiyor, / Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne ben." Eyüboğlu seçkisinde, şarap ve zevk temaları aslında birer kaçış değil; ölümün kaçınılmazlığına karşı verilen felsefi bir cevaptır. Ancak bu derleme, Hayyam’ın felsefi derinliğini yansıtmada her ne kadar başarılı olsa da, benim için bir "eksiklik" barındırıyor. Kitabın sayfaları arasında aradığım o meşhur idealist/varoluşçu dörtlüğe rastlayamamak bende derin bir düş kırıklığı yarattı: “Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok. / Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok. / Sabahlar, akşamlar, sevinçler tasalar yok. / Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok." Bu dörtlük, Hayyam’ın sadece bir şair değil, Batı felsefesindeki "Subjektif İdealizm"in öncüsü sayılabilecek bir düşünür olduğunun kanıtıdır. Evrenin varlığını tamamen insan bilincine ve öznenin algısına bağlayan bu yaklaşım, onu modern bilimin ve felsefenin "gözlemci" tartışmalarına yaklaştırır. Benim için Hayyam, sadece kadehini kaldıran bir keyif adamı değil; "Ben yoksam, dünya da yok" diyebilecek kadar “bilincin mutlak gücünü” kavramış, bugüne ışık tutan evrensel bir dehadır. Dörtlükler
Şiir
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202527,9bin okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.