·368 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Aralık 2025 01:42 Dünyayı Sarsan On Gün, John Reed’in 1917 Ekim Devrimi’ne doğrudan tanıklığını aktardığı, gazetecilik ile tarih yazımı arasında duran güçlü bir eserdir. Reed, devrimi yalnızca liderler ve kararlar üzerinden değil; sokaklar, toplantılar, işçiler ve askerler üzerinden anlatır. Bu yönüyle kitap, resmi tarih anlatısından çok canlı bir devrim günlüğü niteliği taşır.
Umutlu bir anlatıdır Dünyayı Sarsan On Gün. Delik ayakkabılar içinde üşüyen ayakların umudu, isten kararmış izbelerin kararlılığı, aç midelerin cesareti üzerinedir. İşçi sınıfı tarih sahnesine bir kez daha çıkar: Ancak bu kez muzaffer özne olarak... Tarih çizgisinin kırıldığı bu noktada, John Reed'in okurları da sarsıntıya tanık olmaktalar.
Eserin en dikkat çekici yanı, taraflı olduğunu gizlememesidir. Reed, devrimi savunur; ancak kaosu, belirsizliği ve çelişkileri de saklamaz. Böylece okuyucuya, devrimin romantik bir efsane değil, karmaşık ve sarsıcı bir toplumsal dönüşüm olduğunu hissettirir.
Dünyayı Sarsan On Gün, 1917 Sovyet Devrimini olanca canlılığıyla yansıtan bir anlatıdır. Devrimi günbegün izleyen Amerikalı gazeteci John Reed bir tarihçi titizliğiyle, belgelere dayanarak kurar yapıtını. Bu kitabı eşsiz kılan, başkaldırının açığa çıkardığı yaratıcı enerjiyle kaleme alınmış olmasıdır. Öyle ki baş döndürücü bir ivmeyle gelişen onca olay; gazete haberleri, polemikler, telgraflar, çağrılar ve bildiriler bir solukta okunmaktadır.Umutlu bir anlatıdır Dünyayı Sarsan On Gün. Delik ayakkabılar içinde üşüyen ayakların umudu, isten kararmış izbelerin kararlılığı, aç midelerin cesareti üzerinedir. İşçi sınıfı tarih sahnesine bir kez daha çıkar: Ancak bu kez muzaffer özne olarak... Tarih çizgisinin kırıldığı bu noktada, John Reedin okurları da sarsıntıya tanık olmaktalar.