Antoine de Saint-Exupéry "Gözler kördür, insan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir."
Hepimiz bir zamanlar çocuktuk, peki ne ara "sayılarla kafayı bozan büyüklere" dönüştük? Antoine de Saint-Exupéry’nin zamansız eseri Küçük Prens’i elime her aldığımda, kendi içimdeki o çocuğu tozlu raflardan indiriyormuşum gibi hissediyorum.
Biz gerçekten "Evcilleştirdik" mi?
Kitabı okurken kendime defalarca şu soruyu sordum: Biz mi dünyayı evcilleştirdik, yoksa dünya mı bizi kendi kalıplarına hapsederek evcilleştirdi? Tilki’nin dostluk üzerine kurduğu o eşsiz mantık, aslında modern dünyanın kaçırdığı en büyük hazineyi hatırlatıyor: Emek vermek ve bağ kurmak.
Ve sizce bu Kitap Bize Ne Soruyor?
Küçük Prens, gezegenleri gezerken aslında insan ruhunun farklı kusurlarını ziyaret ediyor. O gezdikçe biz kendimizi sorguluyoruz:
Kendi gururumuzun hapsinde bir Gül müyüz?
Anlamsız emirleri uygulayan bir Fenerci mi?
Yoksa sadece rakamlarla ilgilenen bir İş Adamı mı?
Peki küçük prensi Neden Okumalısınız?
Bu kitap yaklaşık 100 sayfa ama ağırlığı kütüphanenizdeki pek çok kalın romandan daha fazla. Her yaşta, her okumada farklı bir anlam bulacağınız nadir eserlerden. Eğer hayatın karmaşasında "çizdiğiniz boğa yılanı şapkaya benzetiliyorsa", Küçük Prens’in elinden tutma vaktiniz gelmiş demektir.
Küçük bir soru: Sizin için bir "Gül" kadar değerli olan, uğruna zamanınızı harcadığınız o eşsiz şey ne?
İşte bize her saniyesi bir hediye olarak verilen vaktimizi kime neye harcadığımıza pişman olmamak adına dikkat etmeliyiz :)
Kesinlike her yaşta okunabilecek bir eser tüm okurlara şimdiden iyi okumlar dilerim.
Küçük PrensKüçük Prens