Yaşamın temel içgüdülerinin küçümsenmesi öğretildi ilk önce. Ruh denilen şey, bedeni yok etmek için uyduruldu. Yaşamın ön koşulu olan cinsellik, pis bir şey olarak öğretildi. Gelişmek için en gerekli şey olan katı bencillikte, sözcüğün kendisi bile karalıyıcı, şeytanilik arandı. Buna karşın bencil olmamak, ağırlık merkezini yitirmek, kişiliksizleştirmek ve komşu canlılığı, komşu manyaklığı gibi çöküşün ve içgüdülerdeki çelişkinin tipik işaretlerinden olan şeylere yüksek değer biçildi. Demek istediğim, bunlar kendi içinde değerli bulundu.
Ne?
İnsanlığın kendisi bir dekadans hâlinde olabilir mi? Hep mi öyleydi yoksa?Neden Bu Kadar Akıllıyım?Friedrich Nietzsche