Puan vermedi·400 syf.··Beğendi
· Ataerkil aile yapısında erkek çocuğa yüklenen rolün, yalnızca erkekler tarafından değil, çoğu zaman kadınlar tarafından da nasıl beslendiğini biliyoruz. Erkeklik, burada doğuştan gelen bir iktidar olmaktan çok; anneler, kayınvalideler ve “ailenin bekası” söylemiyle hareket eden kadınlar aracılığıyla beslenen, korunup kollanan bir mevzi hâline geliyor. Gururlu erkek figürü, tam da bu yüzden güçlüdür; çünkü arkasında onu ayakta tutan ve sorgulanamaz kılan bir kadınlar zinciri vardır.
Bu bağlamda romanın en rahatsız edici ama aynı zamanda en güçlü tarafı, kadının kadına kurduğu tahakkümdür. Aileyi sözde bir arada tutmak adına her yolu mübah gören, Makyavelci bir ruha sahip kayınvalide figürü ve onun zoraki gelinle kurduğu çıkar ortaklığı; metnin en çürümüş, en acımasız yüzünü oluşturur. Burada erkek geri planda kalsa bile düzen işlemeye devam eder. Kaldı ki kadın, kendi ruhunu ve gücünü sahiplenmediği sürece, erkek zaten onun varlığını sahiplenmeyecektir; sadece onun üzerinden varlığını sürdürür.
Berhan ile Mevsim arasındaki aşk ise yaşanamamış her aşk gibi uzun, esneyen ve zamanla varlığını koruyan bir enerji taşıyor. Tamamlanamayan duyguların, bitmiş gibi görünen ama aslında hiç bitmeyen ilişkilerin izini sürerken; romana bir kara tül gibi çöken kayınvalidenin acımasızlığını ve onun gölgesinde kaybolan hayatları da okuyoruz. Bu yüzden bu romanda aşk bile sadece aşk değil. Bir konağa “besleme” olarak verilen genç kızla, konak sahibinin oğlu arasındaki ilişki, Türk sinemasından aşina olduğumuz bir çerçeve sunsa da metin bu tanıdıklığın arkasına saklanmıyor. Asıl mesele, aşkın kendisinden çok, onun doğurduğu suskunluklar, bilinmezlikler ve kader diye dayatılan hayatlar. Görünürde melodram olan hikâye, alt metinde sınıfsal hiyerarşinin, gelenek zırhına büründürülerek sürdürülen adaletsizliklerin ve bastırılmış kadın deneyimlerinin sessiz ama sert bir eleştirisine dönüşüyor.
Romanın en sevdiğim yanı da bu oldu: okuru bir aşk hikâyesine inandırıp, onu hayatın en sert gerçekleriyle baş başa bırakması.