Kitabımız İran'ın başkenti Tahran'da geçiyor. Tahran'ın orta sınıf bir bölgesinde yaşayan on yedi yaşındaki Paşa, 1973 yazını en yakın arkadaşı Ahmet'le birlikte evinin damında gelecek hakkında konuşarak geçirir. Aynı zamanda başka bir adamın beşik kertmesi olan komşuları Zari'ye aşık olmuştur. İlk başta bu duyguları yüzünden ne kadar suçluluk duysa da gün geçtikçe Zarı ile aralarındaki bağ daha da derinleşir.
O dönemler İran halkının baskı içinde yönetildikleri bir dönemdir. Bir gün Paşa farkında olmadan Şah'ın gizli polislerine yardımcı olunca bütün işler sarpa sarar ve Zari'nin nişanlısı olan Doktor öldürülür. Doktorun öldürülmesiyle Paşa derin bir vicdan azabı çeker ve despot bir rejimin içinde yaşadıkları gerçeğiyle bir kez daha yüzleşir. Bu sırada Zari de bu olaydan sonra Paşa'yı altüst eden bir karar almak zorunda kalır.
Yazarın anlatımını beğendim. Paşa ile Ahmet'in arkadaşlıkları bana çok geçti. Zari ile Paşa'nın hikayesi çok dokunaklıydı böyle bir son beklemiyordum onlar için ama öbür türlüsü de olmazdı onlar için. Kitap İran kültürünü çok güzel yansıtmış, kendinizi orada yaşıyor gibi hissediyorsunuz. Herkese tavsiye ediyorum.