Yaşamın içinden, anlatım tarzı sayesinde dile getirilen atmosferi hissetmekte hiç zorlanmayacağınız, su gibi akan bir kitap.
Köy köy dolaşıp halk şarkıları derleyen anlatıcının yolu Fugui ile kesiştiğinde hayatın acımasızlığına, hüznüne, dramına tanıklık ediyorsunuz. Yer yer kızıyorsunuz, çoğunlukla üzülüyorsunuz ve kaderi insanların eylemlerinin mi şekillendirdiği yoksa iradenin nüfuz edemediği olaylar zincirinin mi çerçeve oluşturduğu konusunda felsefi bir tefekkür haline gömülüyorsunuz.
Çin devriminden izler de taşıyan kitap; halkın yaşamış olduğu açlığa ve sefalete de ışık tutuyor.