Bu kitap Muallim Naci’nin kendi çocukluğunu anlattığı bir eser, yani otobiyografik. Ömer’in gözünden 19. yüzyıl Osmanlı’sında bir çocuğun hayatını, eğitim sistemini, disiplin ve baskıyı görüyoruz.
Falaka sahneleri var ama Falaka kitabındaki gibi bağırıp çağırmıyor. Daha çok çocuğun gözünden, hissettiği korku ve tedirginlikle veriliyor. O yüzden etkisi sessiz ama derin.
En çok babasına hayran kaldım. Sakin, destekleyici, güven veren bir duruşu var ve Ömer’in dünyasında en sağlam figür o. Ama babasının ölümü geldiğinde o güven bir anda kayboluyor ve sahne çok etkili. Abisinin anlattığı kötü hikâyeler ve eğitim sistemini eleştirmesi de çocuğun dünyasını hem düşündürüyor hem biraz ağırlaştırıyor.
Yardım gelmeyen anlar, söylenemeyen duygular… Hepsi çocuğun omuzlarında bir yük gibi hissediliyor. Kısa ama etkili bir kitap; hem o dönemin zorluklarını hem de küçük ama değerli insanlık anlarını hissettiriyor.
Puanım: 8/10