·464 syf.····Okunma: 02 Ocak 2026 22:48 Bu kitabi okumak benim için dizi izlemek gibiydi.
İlk sayfalarda kitabin kuruluş detaylari ve öykünün daha çok başı olduğu için sadece okuyordum. Ama sayfalari çevirdikçe önce 2 3 haneli Macondo sokaklarında sonra Buendia ailesinin beyaz kireç duvarlı evinin duvarları arasında gezmeye başladım.
Kitap öyle içine aldı ki beni ilk sayfalardan son sayfalara kadar sokaklardaki badem ağaçları gibi hep oradaymisim gibi hissettim.
Buendia ailesinin odaları arasında gezerken Ursula'nin hirsla defalarca evine/ailesine sahip çıkmasına ve evini/ailesini gün gün büyütmesine tanık oldum.
Bu itina ile kurulan evin içindeki her karakterin aslında kendi iç dünyasında ne kadar yalnız olduğuna,bolluk bereket içindeki kalabalığın nasıl yalnızlaştığına tanık oldum.
Sevgisiz büyütülen çocukları, heves ile alınan kararı ve sonuçlarını okudum.
Kitabin son sayfasını da bitirdiğim de küçük bir el çantasıyla Macondo'dan ayrılmış gibi hissettim.
Çoğu yorumun aksine okumasi çok keyifliydi, isim benzerliği ve bölümler arasındaki geçişlerde paralel olay anlatımlarında baştaki soy ağacına bakma gereği duysam da takip etmesi çok zor olmadı benim için.
Bir süre sonra Daha dikkatli tekrar okumak isteyeceğim bir kitap.
10/8