8/10
·200 syf.··
2026 1. kitabı
Seraphita, Balzac’ın “İnsanlık Komedyası” içinde yer almasına rağmen klasik anlamda bir roman değil. Daha çok: mistik–felsefî bir anlatı teolojik bir alegori ruhun tekâmülü üzerine metafizik bir deneme niteliği taşıyor. Balzac bu eserde, İsveçli mistik Emanuel Swedenborg’un öğretilerinden derin biçimde etkilenmiş. Özellikle: Melek-insan (androjen) fikri Ruhun dünyadan koparak ilahi olana yükselmesi, Cinsiyetin dünyevi bir yanılsama olması merkezî kavramlardır. Roman Norveç’te, doğayla iç içe, sert ve sessiz bir coğrafyada geçer. Seraphita / Seraphitus, hem kadın hem erkek olarak algılanabilen androjen bir varlıktır. Erkek olan Wilfrid, Seraphita’yı bir kadın olarak sever. Kadın olan Minna, Seraphitus’u bir erkek olarak sever. Ancak Seraphita: Ne tam anlamıyla kadın Ne tam anlamıyla erkek Ne de bu dünyaya ait bir varlıktır. O, insanlıktan melekliğe geçiş aşamasındaki bir ruhtur. Roman ilerledikçe anlatı, dünyevi olaylardan kopar ve tamamen: ruhun arınması bedenin aşılması Tanrısal bilgiyle birleşme fikrine yönelir. Final, Seraphita’nın bedenden arınarak ilahi âleme yükselmesi ile son bulur. George Sand: Balzac’ın bu eserde romancıdan çok bir mistik vaiz gibi konuştuğunu söyler. Stefan Zweig: Seraphita, Balzac’ın “dünyayı gözlemleyen” değil, “evreni anlamaya çalışan” yanını açığa çıkarır der. Kısa alıntılar; “İnsan, Tanrı’ya yaklaştıkça bedenden uzaklaşır.” “Aşk, ruh için bir merdivendir; ama basamakları yalnız olanlar tırmanabilir.” İyi okumalar.
Edebiyat
SeraphitaHonore de Balzac · Jaguar Kitap · 2015608 okunma
·
27 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.