Seraphita

8,6/10  (5 Oy) · 
8 okunma  · 
7 beğeni  · 
824 gösterim
"Çoğu kez insana, daha önce içinde yaşadığı hataların tam karşıtı olan erdemleri edinmesi için bütün bir hayat daha gerekir."

İnsanlık Komedyası'nın bugüne dek Türkçede eksik kalmış mistik temel taşlarından biri olan bu romanda, bazen Séraphita isimli zarif bir genç kıza, bazense Séraphitus adlı genç bir erkeğe dönüşen meleksi ve göksel kahraman; ruh, Tanrı, inanç, kadın ve erkek ilişkileri hakkındaki fikirleriyle iki yüz yıla yakın bir süredir insanlığı büyülüyor.

Balzac'ın, tıpkı ilk sayfalarda harikulade bir anlatımla bahsettiği o zor iklimleri ve yüksek tepeleri aşan okuyucularını metafizik bir şölenle ödüllendirdiği Séraphita, bambaşka bir Balzac'la tanışmak ve büyülenmek isteyenler için, İsmet Birkan'ın çevirisiyle ilk kez Türkçede...

"Séraphita benim ustalık eserim olacaktır. Bir Goriot Baba her gün yazılabilir ama Séraphita gibi bir yapıt bir ömürde ancak bir kez ortaya çıkar."

-Balzac-

"Özellikle Séraphita beni her zaman derinden etkilemiş, hattâ rahatsız etmiştir."

-Carlos Fuentes-

"Balzac ideal güzelliğe hiç bu kadar yaklaşmamıştı."

-Theophile Gautier-

"Benim bugüne dek çevirdiğim en sıra dışı ve ilginç metin..."

-İsmet Birkan-
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9786056374302
  • Çeviri:
    İsmet Birkan
  • Yayınevi:
    Jaguar Kitap
  • Kitabın Türü:
mehmet aysu 
10 Oca 14:44 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 10/10 puan

Seraphita'yı bitireli beş gün oldu ama yorum yazmak için geniş zamanı ancak bulabildim. Sözde yılın son kitabı olacaktı. Olmadı! Tahminimden daha uzun bir süre ayırmam gerekti. Çok derin bir eser. Balzac bu eserini diğer eserlerinin üzerinde tutma gayretinde, bence de tutmakta haklı... Neyse...
Kitabın genel teması ikilemler, karşıtlıklar üzerine, klişe biçimde iyi-kötü muhasebesi diyebilirim (en sevdiğim türlerden) iyinin ve kötünün hangisi olduğu okura göre...Bazen bana çok aykırı çok saçma gelen noktalar vardı. Bazen de kendimi bulduğum, tam olarak içimde ifade edilen noktalar vardı. Kitabın genel havası dini, bol İsa'lı bunu baştan söylemeliyim. Kitabın kahramanı da melek zaten, hem kadın hem erkek. :) Çok mistik, insan merak edıyor demi. Kadın ve erkek aynı gözden bakabilseydı nasıl olurdu diye. Benım iligimi ceken nokta da bu oldu. Balzac bu işi gercekten bilen buyuk bir yazar. Kitaba başlarken öyle detaylı tasvirler sunuyor ki okur bir anda kendını soguk dağlarla kaplı kar yığınlarının içinde buluyor. Yürüyorsunuz, bir yerlere varıyorsunuz burada sizi hayatın içindeki felsefeler karşılıyor. Dindarsaniz karşınıza karşıtınız, kadınsanız erkek versıyonunuz ( aslında buraya erkeğiniz yazacaktım ama riskliydi) güzelseniz çirkininiz, çirkinseniz güzeliniz çıkıyor ( siz olayı anladınız ya işte neysen tersin çıkıyor) Bana göre ve eserın asıl farkındalık yaratan gücü bu nokta. Okurken bazen sıkıldıgımı itiraf etmeliyim, özellıkle giriş kisminda. ilerleyen sayfalar konu bazında daha akıcı, felsefik boyutta üzerinde daha çok düşünmeyi gerektiren noktalarla doluydu. Okuma süremi uzatan da buydu. Bazı paragrafların üzerinde bolca düşündüm.(bunlardan birkacını yorumlara atacagım siz de okudugunuzda neler olup bittigini ve kitapta sizi neyin karşılayacagını daha net anlayacaksınız) Kitabın çevırısi bazen yorsa da bana göre tadında olmuş. Bilmedigim çok -eski- kelime vardı. Ne kadar okusam da belli bir etimolojik eksiklik hissettim. Kısaca Seraphita böyle eser... Şimdi asıl konuya geliyorum. Benim kitaptaki konulara bakış açım, evet bende her insan gibi doğrunun yanında olmayı isteyen biriyim. Fakat bu doğrunun kendi doğrum mu? Yoksa başka birinin doğrusu mu daha doğru, bunun ayrımına her insan gibi karar veremeyen biriyim. Benciller bu konuda daha kararlı demi. Etrafta, kendi doğrularını saplantı halinde doğru kabul eden ne çok insan var. Narsizmin zirvesi...Ayar oluyorum öylelerine... dogmalara saplanıp kalan bunu etrafına fanatık boyutta pazarlayan insan ne çok. ( bu cumlem bile bir dogma olabilir asıl olan sizdeki)... Neyse... Daha öncede belirtmiştim, iklimim değişti, gereksiz romantizm etkileri üzerimde ve bu fikirlerimin çok hızlı değişmesine sebep oluyor daha önce "Yaratıcı obje" üzerine fikirlerim daha farklıydı lakin son dönem de böyle birşey varsa bile bu gücün kesınlıkle iyi bir yazılımcı oldugunu düşünüyorum. İnsana bakınca sadece çok gelişmiş bir teknolojiden başka bir şey göremiyorum.. burada bitirmeliyim.. yazım bozuluyor noktalamalar uçtu zaten cümleler kopuyor... saçmalıyorum... gidiyorum... bye...