Furuğ, yanlış yerde doğmuş, doğru insanlardandı.Etrafını kuşatan iki yüzlü,’mış gibi’ dünyaya kafa tutarak yaşadı ve yazdı.Beni yoran ve perişan eden, yaşam baskısına ,çevre baskısına ve ellerimi ayaklarıma bağlayan zincirlerin baskısına tüm gücümle direnmeye çabalıyordum.Ben bir kadın yani bir insan olmak istiyordum.Benim de nefes almaya ,haykırmaya hakkım olduğunu söylemek istiyordum.