İnsan, yükünü tekrar tekrar taşıyamadığını düşündüğü anlarda geri durur; aynı kapıya yeniden yönelmekten çekinir. Çünkü çoğu yerde sabrın bir sınırı vardır, hoşgörü sayıyla ölçülür. Ama kalbin sığındığı yer böyle değildir. Orada kaçıncı dönüş olduğu sorulmaz, yüze vurulmaz, kapı aralanmakla kalmaz; ardına kadar açılır.
Merhamet, burada eksilmez; aksine her gelişte çoğalır. Kulun aczi, kusuru, yorgunluğu engel değil, yakınlıktır. İnsanın en çok ihtiyaç duyduğu şey de budur zaten: hesap tutulmadan kabul görmek.
Bu yakınlık insana şunu hissettirir: Dünyada pek çok tanıdık vardır ama böyle bir dostluk yoktur. Ne uzaklaştırır ne yorar. Kalbi toparlar, ayağa kaldırır. Ve insan anlar ki, gerçekten de ondan daha güzel bir arkadaş bulunmaz.