“Kendi vatanında, kendine ait bayrağın altında, özgür yaşayan bir ulusun çocukları olarak yaşamak hafife alınacak bir durum da duygu da değildi kuşkusuz. Bayrağımızı gördüğümüz zaman gözlerimizin yaşarmasının, İstiklal Marşı'mızı okurken duygulanıyor olmamızın ardında, zamanında yaşanmış çok ama çok büyük dramlar ve sonunda elde edilen daha da büyük bir zafer vardı.”
S-264
Tarihimizin her anında onlarca hikaye, her taşın altında farklı farklı acılar var…ne anlatmakla ne onlarca kitaplar yazmakla biter.
En Hüzünlü Eylül Kitabına gelecek olursam maalesef ben sevemedim bu kitabı ama beğenen çok okur olmuş. Sevemedim çünkü kitaplar isimleriyle musama olmalı. Bu durumu sevmiyorum. Eyer anlatılmak istenen Suzan ve Yorgo’nun aşkıysa kitap ismi başka isimlendirilmeliydi. Konumuz 6/7 Eylül’de yaşanan acılar mı yoksa iki gencin aşk hikâyesi mi ? Keşke bütün bir kitap boyunca anlatılan aşk hikâyesi ile 6/7 Eylül olaylarının anlatım yoğunluğu bakımından yer değişseymiş.
Okurun okumak istediği 6/7 Eylül, bir aşk hikâyesi değil. (yada benim için bu böyle) Gerçek konuya ulaşana kadar defalarca denizde yüzme hikayelerini okumak zorunda mıyım:)
Kitabın sonlarında artık gerçek hikâyeye, 6/7 Eylül olaylarına giriş yaptığımda ise anlatım üslubunun buz gibi havası sardı beni. Böylesine bir vahşet karşısında Suzan nasıl bu kadar soğuk kanlıydı. (Ben ortalığı yıkardım heralde) Bu kadar mı duygu eksikliği satırlara yansır. ‘Bu Suzan ne kadar duygusuz, nasıl bu kadar az tepki verdi’ düşüncesi ile kitabı bitirdim. Ayrıca nasıl olurda çocukluğunda beri büyüdüğü Yorgo ve ailesinin bu acı sonun müsebbibi olanlardan biri olan Çetin’e bu kadar affedici yaklaştı, nasıl? Biz şimdi buna medeni insan böyle davranır diye mi bakacağız? Bu nasıl iş! Osman Balcıgil bu kitabında romancı değil de iyi bir araştırmacı, gazeteci olduğunu çok fazla hissettirdi.
Celile kitabı çok daha güzeldi benim için.
Ve şimdi bütün yazdıklarımı geri sarıp size şöyle söyleyebilirim bu kitap için. Ben aradığımı bulamadım kitapta. Ama bir çok okur bulmuş. Siz bakmayın bana, alın okuyun. Aman sakın okumayın demem hiç kimseye. Dili ve anlatım üslubu çok kolay. Hızlıca su akar gibi okuyacaksınız. Osman Balcıgil ’in kitaplarını özellikle ‘ben hiç kitap okuyamıyorum yaa’ diyenlere, yada yeni kitap okumaya başlayan her okura mutlaka tavsiye ediyorum. Bu kadar anlaşılır bir üslubu okuyamazsanız eyer siz kitap okuyamıyor değil, okumak istemiyorsunuz demektir.
En Hüzünlü EylülOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20243,721 okunma