Gönderi

Puan vermedi·158 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 02:02
Bir Doktorun Hatıra Defteri, bakıldığında bir doktorun taşrada yaşadığı mesleki zorlukları anlatan kısa anılardan oluşur. Oysa roman baştan sona, insanın — zihninde dönüp duran kaygıların, özgüvensizliklerin, baskıların ve cahillikle mücadelenin aynasıdır. Bulgakov bu sorunları çözmüyor; ama onları olduğu gibi gösteriyor bize. Çünkü bazı dertler çözülmez, sadece alışılır. Bu kitapta asıl mesele “nasıl durdururum bu düşünceleri?” değildir. Kaygının, tasanın, zihinsel gürültünün nasıl bastırılacağına öğretmez bize. Çözümler ya yoktur ya da olsa bile uygulanması neredeyse imkânsızdır. Genç doktorun hikâyesi, bu yükle yaşamayı öğrenmenin yoludur. Kitabın en çarpıcı bölümlerinden biri olan “Yıldız Döküntüsü”, Bulgakov’un yazarlık tarzını benim adıma en belirgin biçimde gösterdiği yerdir. Bu bölümde doktor, frengi olan bir hastayı sorumsuzlukla, cehaletle ve batıl inançlarla suçlar. “Bir gargara ver de iyileşeyim” diyen hastayı küçümser, onu akıl dışı düşünen batıl inanç içinde boğulmuş biri olarak görür ki haksız sayılmaz. Ama Bulgakov burada bütün cevapları okura bırakan bir şey yapıyor. Doktor, başkasını cehalet ile suçlarken aslında kendisi de mesleki açıdan eksiklerini sürekli ya yapamazsam korkusuyla görüyormuş gibi olsada esasında gördüğü özgüvensizliği ve korkusudu, kendi mesleki eksikliğini fark etmez. Bunu bir kaç yerde daha görmüştük Frengi olan Baba, bir süre sonra bir mektup bırakıp ortadan kaybolur. Ardından eşinde ve çocuklarda da frengi ortaya çıkar. Metin burada durur. Açıklama yapmaz. Yorum yapmaz. Suçlamaz. Çünkü frengi sıradan bir hastalık değildir; cinsel yolla bulaşır. Bu bilgi bize babanın eşini aldatmış olabileceğini ve hatta cocuklarda hastalığın görülmesi ise, ister doğumdan bulaşma ki bu düşük ihtimal ister daha karanlık ihtimaller üzerinden bakıldığında, metnin bilinçli olarak açık bıraktığı bir boşluk yaratıyor Bulgakov hiçbirini yazmıyor Ama bu hiçbirini imkânsız kılmaz. Ama okura bırakır sonunu ve doktorun buradaki mesleki eksikliğini ve bu yolda daha çok yolu olduğunu bize gösterir. Nitekim her insanın eksikliği vardır ve bunu düzeltmek için hep çalışmalıyız, karşımızdakileri sürekli aşağılamak, küçük görmek yerine olayını müthiş vermis bence. Genç doktor, babayı cehaletle suçlar ama ahlaki zincirin tamamını görmesine kapı aralayacak bir olayı çözme aşamasında mesleki eksiklik içindedir kendisi. Batıl inançla dalga geçer ama çözüm dalga değildir ki her insanın eksikliği vardır, kendiside eksiktir Çünkü o hâlâ toydur. Bilgilidir ama bilge değildir. Bulgakov, doktoru “haklı” bir yere koyar ama bu hak karşıdakinin eksik olduğu hakkıdır kendisinin mutlak doğru olduğu hakkı değil. Bir Doktorun Hatıra Defteri, sadece tıbbı değil, günüüzde sıradan herkesin iş hayatını anlatır. Kaygının bilmekle, öğrenmekle bitmediğini, özgüvenin öğrenmekle, deneyimlemekle otomatik gelmediğini ve cahillik ile mücadele etmenin insanı ahlaki olarak üstün kılmadığını gösterir. İyi okumalar....
1000Kitap
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332bin okunma
·
86 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.