Bir tek Lizaveta İvanovna evin çilekeşiydi.
Kendisine çay doldurur, şeker tüketiminin fazlalığından ötürü azar işitirdi. Kontese yüksek sesle roman okur, yazarın bütün hatalarının suçlusu o olurdu. Gizlerinde ona eşlik eder, havanın ve yolların bozukluğundan o sorunlu tutulurdu. Kendisi için küçük bir harçlık belirlenmişdi ama bu hiçbir zaman tam olarak ödenmezdi. Buna karşılık herkes gibi, yani ancak belirli bir azınlığın giyinebileceği gibi giyinmesi istenirdi. Sosyetedeki durumu da içler acısıydı. Onu herkes tanır fakat varlığını hiç kimse fark etmezdi. Balolarda sadece partner eksik olduğu zaman dans eder, kadınlar kıyafetlerindeki bir yeri düzeltmek için tuvalet odasına gidecekleri zaman her seferinde koluna girip onu da götürürlerdi. İhtiraslı bir kızdı. Durumunu bütün derinliğiyle hissediyor, sabırsızlıkla çevresine bakarak kurtarıcısını arıyor fakat kibirliliği elden bırakmayan delikanlılar onunla ilgilenmiyorlardı. Oysa Lizaveta İvanovna bu delikanlıların çevresinde fırfır dolandığı o küstah ve soğuk genç kızlardan yüz kere daha tatlıydı. Çok kez bu görkemli ve sıkıcı salonları sessizce bırakmış, bütün eşyası duvar kağıtları ile kaplanmış bir paravanadan, bir komodinden, küçük bir ayna ve boyalı bir karyoladan ibaret olan, pirinç şamdan içindeki yağlı bir mumun zayıf bir ışıkla aydınlattığı odasına kapanıp saatlerce ağlamıştı. Maça Kızı Aleksandr Puşkin
Edebiyat
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.