Romanlarında da, denemelerinde de, şiirlerinde de farklı tarzını yansıtan Emre Timur bu kitapta da farkını ortaya koymuş.
Yabancılaşmayı anlatmış. Yabancılaşma;topluma, doğaya, yaradılışına en çokta kendine. İnsan hep yabancı;her şeye ve herkese, kendine bile.
Felsefi bakış açısı bile farklı olan yazar; varoluşunu, doğayı, ölümü yaşamayı, putları, cinseliği, ahlak kavramını, dansı...birçok konuyu ele almış.
On üc ocak ikibin yirmi dört'te doğan bilgesavaşçı itafen yazmış bu kitabı.
Bilgesavaşçı yaşamaya değer tek yaşamın kendi yaşamı olduğunu anlamış kişidir.
Talip'ten bilge'ye,bilge'den bilgesavaşcıya giden bir ruhun yolculuğu bu kitap. Mağaradan çarşıya, çarşının hengamesinden tekrar mağara...yaşanan bir döngü mevcut.
Gerçekleri tokat gibi çarptığı için yazılarında rahatsız edici şeyler elbette var ama okurken farkındalıkta sağlıyor. O açıdan bakmayan zihnimizi o açıdan da bakarsınız yardımcı oluyor. Görmediklerimizi, görmemizi, o konu hakkında, düşünmemizi, sorgulamamızı ve yeri geldiğinde kendimizle yüzleşmemizi sağlıyor. İnsanı anlamak, hayatı anlamak için güzel bir kitap.
Mazi ve istikbal birbirine çok uzak kavramlar olsa da insanı en çok etkileyenlerdir. Kimi umut ve korku dolu bir istikbalin derdinde, kimi pişmanlık ve özlemlerle dolu maziye takılı. Ama ikisininde ortak noktası:insanın bugünün tutsak eder.Yaşanamaz kılar.
Kendinizi tanımak, yaşamınızı anlamak ve hayatın ritminde dans edebilmek için bu kitabı okuyun.
@emretimur.mimaryazar
@epokheyayinlari
@book._blogerr
#bookblogerileokuyoruz