Yabancılaşma

Emre Timur
Editör:
Özlem Eke
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı:
208
Basım Tarihi:
4 Kasım 2025
Yayınevi:
Epokhe Yayınları
ISBN:
9786259562162
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·208 syf.··
2025 142. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 22:07
Herkese merhabalar Bugün size sevdiğim bir kalemden, sevdiğim bir türden bahsetmek istiyorum. Emre Timur’un Yabancılaşma kitabı, benim için okunup bir kenara bırakılacak bir kitaptan ziyade; durup düşünmeye, kendimle yüzleşmeye ve zaman zaman geri dönüp tekrar bakmaya ihtiyaç duyduğum bir metin oldu. Zaten felsefe de tam olarak bunu amaçlamaz mı? Dur der, düşün der, sorgula der. Kitapta yazar, insanın hem kendisiyle hem de toplumla kurduğu ilişkiyi derin bir yerden ele alıyor. Aidiyet duygusu, iç çatışmalar, kalabalıklar içinde yalnızlaşma ve insanın zamanla kendine yabancı hissetmesi… Mağaraya dönmek isteğiyle, çarşıda kalma zorunluluğu arasında yaşanan bir gerilim gibi. Tüm bu hâller süslü cümlelerden uzak ama oldukça çarpıcı bir dille anlatılıyor. Emre Timur’un tüm külliyatını okumuş biri olarak Yabancılaşma’nın ayrı bir yerde durduğunu düşünüyorum. Önceki kitaplarda parça parça karşımıza çıkan düşünceler, burada daha bütünlüklü ve daha olgun bir anlatıya dönüşmüş. Cümleler daha cesur, daha açık; sansürlenmeden karşımıza çıkıyor. Kitap bölümlerinin sondan başa doğru ilerlemesi ise bende bilge savaşçının kutsal kitabını okuyormuşum hissi yarattı. Yazar bu tercihini kitapta açıklıyor elbette; fakat bu açıklama, bende oluşan o kutsal metin hissini ortadan kaldırmadı. Öte yandan ilk kez okuyacak okurlar için bu yapı kafa karıştırıcı olabilir. Son dönemlerde moda olan “karışık okuma” anlayışıyla kitabı sondan okumaya başlama eğilimi doğabilir. Bu nedenle daha önce Emre Timur okumamış ya da bu kitabı ilk kez eline alacak okurlara, kitabı düz ve olağan akışıyla okumalarını özellikle tavsiye ederim. Yine de şunu açıkça belirtmeliyim ki: İlk kez Emre Timur okuyacaklara bu kitapla başlamalarını önermiyorum. Yabancılaşma, sona bırakıldığında çok daha derin karşılık bulan
1000Kitap
YabancılaşmaEmre Timur · Epokhe Yayınları · 202575 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2025 125. kitabı
YABANCILAŞMA/ EMRE TİMUR “Kendisi için yaşamayı beceremeyenler başkaları için yaşar ve ölür. “ Merhaba , Emre Timur ‘u okuyanlar bilir, öyle lafı dolandırmak gibi bir huyu yoktur. Pat diye döker içinde ne var yoksa. Ben yazarı okurken onun yazdıklarıyla hep bir diyalog halinde olurum. Bazı cümlelere “ evet evet çok doğru “ diye haklı bulur. Bazen de “yok artık , o kadar da değil be hocam “ diye karşı çıkarım. Yazardan habersiz ona çekiştiğim çok oluyor. Ancak kitabı bitirdiğimde de hep iyi ki okumuşum dedirtir. Kitap ne anlatıyor, ne var bu kitapta diye soracak olursanız, anlatamam, okumanız lazım derim. Yazar kalkmış sayfalarca yazmış, hem öyle basit meselelerde değil, ben size kalkıp 3/5 kelimeyle nasıl açıklayayım değil mi? Yabancılaşma, bir solukta okunup bitirilecek bir kitaptan ziyade, üzerine düşünülmesi gereken, sindire sindire okunacak bir eser. Hatta bir kaç okunacaklar türden. Emre Timur, günümüz insanının en büyük trajedisin, kalabalıklar içindeki kimsesizliği dökmüş sayfalara. He şunu da belirtmek isterim “Yabancılaşma”, herkesin okuyabileceği bir kitap değil, çünkü okuyucuyu kendi konfor alanından çıkarıp yüzleşmek istemediği gerçeklerle baş başa bırakıyor. Sizi alıp, duvardan duvara çalabilir. Gönlüm herkes okusun ister tabii ama işte gerçeklere hazır olmalısınız. Demedi demeyin. okuyun efenim, ufkunuz açılsın, uykularınız kaçsın azıcık. Psikolojik gerilim yaşayın. öyle deyince sakın, polisiye, gerilim romanı olarak algılamayasınız he. Bu hayatın ta kendisi. Yeni kitaplarda buluşmak üzere. ️“İklim krizi, kaplanlar, denizler, gezegenler filan değil... sadece insanlar mutsuz eder insanları, tanrı değil. “ ️“Aşırı mutluluk çok aptallara ve bilgesavaşçı’ya hastır. Bunun dışında herkes derinlerde mutsuzdur. Aptallar mutludur çünkü
YabancılaşmaEmre Timur · Epokhe Yayınları · 202575 okunma
bu eser toplu cinnetimizin tefsiridir
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
bu kitap, kültür tarihinin binlerce yıldır, psikolojinin yüz elli yıldır, benimse dokuz kitaptır yapmaya çalıştığımı yapmaya talip, insanı haritalandırmaya soyunuk bir eserdir. onuncu kitabım, yabancılaşma'm en başa kona, temel eserim ve vasiyetim sayıla. evet, vasiyetim yabancılaşma’mın anlaşılmasıdır. varoluşçu edebiyat, şiir, deneme, novella türünde eserler verdim ki kitaplaştırılmamış olan bir hayli yazım da mevcuttur. yapmaya çalıştığım şey insanı, şu içinde yaşadığımızı sandığımız şeyi, evrene, birbirine ve kendine yabancı bu canlıyı anlatmak yoluyla anlamak oldu; anlattım da anladım. insan, temelleri atılmış, terk edilmiş bir şantiyedir. bir fikir adamı için fikirlerini değiştirmek ayıp değil; wittgenstein felsefeyi bitirdiğini söyledikten yirmi yıl sonra iddiasını geri çekti. benim de bir gün değişebilir kanaatim elbette ama bugün şunu diyorum; yabancılaşma, insana dair son sözdür! ben tanrı’nın mikrofonuyum. kendime dönük tek amacım tanrı’nın sesi düzgün çıksın için tozumu almak. bambaşka bir şarkıya soyundum. bir entelektüel olarak en büyük endişem, ayaktakımı tarafından “anlaşılmaktır”. bu kitap ayaktakımı için sıkıcı, rahatsız edici ama en önemlisi lüzumsuzdur. yabancılaşma yeteneği olmayan kişiye bilgesavaşçı'nın verebileceği hiçbir öğüt kalmamıştır. kendilik felsefesi ayaktakımına uygun değildir. ayaktakımı, sorunlarını konuşmak için yaşam koçuna, spiritüel danışmana, arkadaşlarına bile danışsa bir şeyler kapar ama yabancılaşma yaşayan talip için psikologlar tutuk kalır; vurulacak tek kapı bilgesavaşçı'nın mağara kapısıdır. beynim şebeke suları, hava kirliliği, ayaktakımının gürültüsü ile yoruldukça beni titretip uyandıracak bir şifalı şurup olsun, okudukça uyuşan uzuvlarıma kan yürüsün için bencil maksatlarla yazdım biraz da bu şarkıyı. evet, bu bir
Felsefe
YabancılaşmaEmre Timur · Epokhe Yayınları · 202575 okunma
10/10
·208 syf.··
2025 31. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 20:17
Bazen dışarıdaki kalabalıklar bana öyle uzak geliyor ki… Mecburi sohbetler, doldurulması gereken roller, sahte gülüşler… Hepsi bitince içimde hep aynı cümle beliriyor: “Tamam, şimdi mağarama geri döneceğim.” O mağara benim kaçışım değil; nefes aldığım yer. Kendimi en doğru hâlimle hissettiğim, içimdeki tüm yükleri kapının dışında bıraktığım yer. İçeri girdiğimde rafların arasında dolaşıyorum. Elimde o eski toz bezim… Kitapların sırtlarını tek tek siliyorum. Her birine dokunmak, sanki kendi içimde unutulmuş bir parçayı uyandırmak gibi. Sonra gözüm o tozlanmış aynaya takılıyor. Hep oradaydı ama ben uzun zamandır bakmaya cesaret edememişim. Bezi kaldırıp aynanın yüzeyini siliyorum. Toz kalktıkça yüzüm beliriyor. Yüzümün ardında ise geçmişim: Kendime yabancılaştığım dönemler, içimdeki boşluğu anlamlandıramadığım zamanlar… Sonra o süreci nasıl atlattığım, kendimi nasıl geri bulduğum… Ama yine de beni en çok acıtan başka bir şey vardı: Topluma yabancılaşmayı hâlâ kendime yediremiyordum. Kalabalıkların ortasında eksildiğimi biliyordum ama bunun normal olup olmadığını hep sorguluyordum. Soyutlanmak ister istemez insanın canını yakıyor. Tam aynayı tamamen silmişken, aynada bir şey daha fark ettim: Sanki bana doğru uzatılmış bir kitap duruyordu orada. “Bu kitap bana verilmiş gibi…” dedim. Sanki ben onu seçmemiştim; o beni seçmişti. Ve en önemlisi… Ben uzun zamandır içimde açıklayamadığım bir durum yaşıyordum. Ne hissettiğimi bilmiyor, adını koyamıyor, sadece uzaklaşıyordum. Sonra bir gün, tam da yaşadığımı bana anlatacak bir kitapla karşılaştım. Bu kitabı elime alışım, dört duvar arasındaki o açık kapının kapanması gibiydi. İçimde hep bir yerden sızan soğuk bir rüzgâr vardı. Adını bilmediğim bir boşluk… Bu kitabı okumam, o rüzgârı kesen, eksik parçayı yerine yerleştiren
YabancılaşmaEmre Timur · Epokhe Yayınları · 202575 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 00:00
"YABANCILAŞMA" "Aşırı mutluluk çok aptallara ve bilgesavaşçı’ya hastır. Bunun dışında herkes derinlerde mutsuzdur. Aptallar mutludur çünkü mutsuz edicileri görecek kadar keskin gözlere sahip değildirler. Sıradan insanlar mutsuzdur çünkü olanları ve olmayanları aynı anda görebilecek kadar bilge ve savaşçı değildirler. Mutluluk olanı görebilme, olmayanı paranteze alabilme yeteneğidir. Mutluluk da tıpkı resim yapabilmek gibi doğuştan gelen bir yetenektir ama tabii egzersizle de gelişir. Aptallık ve mutsuzluktan aynı anda uzak kalabilmekse ip cambazlığı gerektirir. İnsanların çoğu mutsuz, bunu görebiliyorum ama şunu da görüyorum, insanlar yanlış nedenlerden ötürü mutsuz. Mutsuzluk için daha iyi nedenler bulabilirsiniz." Gürültü. Sürekli bir gürültü. Bildirimler, son teslim tarihleri, beklentiler, sosyal medya kaydırmaları, "başarı" hikâyeleri... Bir his düşünün; gürültünün ortasında bir sessizlik, kalabalığın içinde bir yalnızlık, hareket halindeyken bir durgunluk... Kendinizi bir odanın ortasında durmuş, etrafınızdaki herkes bir yere yetişmeye çalışırken, modern dünyanın karmaşasında koştururken, "Ben burada ne yapıyorum?" diye sorarken bulduğunuz o anı hatırlayın. Daha da önemlisi: Bu koşuşturma içinde, kendimizden ne kadar uzaklaştık? Emre Timur’un Yabancılaşma’sı, işte tam da bu yorgunluğun kaynağına dönük, felsefi ve insani bir arayış. Toplumu suçlamak yerine, kendi içimize yerleşen mesafeyi sorgulayan, radikal bir dürüstlükle yazılmış bir metin. İnsan bazen kendini evrene ait olmayan bir nesne gibi hisseder; kapıyı zorlar ama kilit açılmaz. Yabancılaşma tam da budur: Yanlış bir anahtar gibi, doğru yerde olmadığını sezmenin ağır bilgisi. Eser, bu sezginin kelimelere dökülmüş hâli. Bir itirafname kadar dürüst, bir manifesto kadar iddialı, bir deneme kadar
Edebiyat
YabancılaşmaEmre Timur · Epokhe Yayınları · 202575 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 16:31
Emre Timur’un itirafnamesi hatta vasiyeti sayılabilecek bu eser yazarın sadece kendisi için değil , 'kendi karanlık mağarasında bilgeleştikten sonra, hayatın gürültülü çarşısında dans etmeye cesareti olanlar için' yazılmış bir eser Modern insanın kendine,topluma ve dünyaya karşı duyduğu o derin kopuşu merkezine alan, hem felsefi hem de psikolojik derinliği olan bir eser. Emre Timur kalemini bilenler onun en çok da felsefi ve psikoloji ağırlıklı eserler verdiğini bilirler zaten. Ben romanlarını daha çok sevsem de Emre beyi daha iyi anlayabilmek adına bu tarz eserlerini de severek okuyorum. "İnsan en çok kendine yabancıdır." Bugünlerde kendinizi kalabalıklar içinde yapayalnız hissettiğiniz oldu mu? Emre Timur, Yabancılaşma kitabıyla tam olarak bu hissin anatomisini çıkarıyor. Modern hayatın hızı içinde kaybolan "benliği" geri kazanma çabasını okuyoruz. Kitap, bireyin modern dünya düzeninde nasıl bir nesneye dönüştüğünü ve kendi özünden nasıl uzaklaştığını anlatıyor.Sadece sosyolojik bir analiz değil,aynı zamanda karakterlerin içsel sancıları üzerinden giden etkileyici bir kurgu sunuyor. Sistemin çarkları arasında sıkışmış insanın; emeğine,doğaya ve en nihayetinde aynadaki aksine yabancılaşmasını ilmek ilmek işliyor. Emre Timur’un dili oldukça yalın ama bir o kadar da vurucu,okuru ağdalı cümlelerle yormak yerine, doğrudan ruhun derinliklerine hitap eden samimi bir anlatım seçmiş. Kitabın temposu, anlatılan konunun ağırlığıyla tezat oluşturacak kadar akıcı; bu da okumayı bir görevden ziyade bir içsel yolculuğa dönüştürüyor. Bu kitabı okurken sık sık durup altını çizdiğim cümleler oldu. "Ben gerçekten kimim?" sorusunu kendime sormamı sağladı. Eğer siz de popüler kültürün dayattığı kimliklerden yorulup, kendi gerçekliğinizi sorguladığınız bir dönemdeyseniz bu kitap tam
YabancılaşmaEmre Timur · Epokhe Yayınları · 202575 okunma
10/10
·208 syf.··
2025 55. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 00:00
‘’ kişi, kalabalıkta erir. bu eriyiş anında bir şey hissedilmese de sesler sustuğunda - şiirde geçtiği - "şenlik dağıldı, bir acı yel kaldı bahçede yalnız" çınlaması kalır acı acı... ‘’ Eridik, eritildik. Olmadıysa başka kalıplara zorla sığdırıldık. Sonra bir an şaşırdık kendimize. Tanımıyoruz bu bedende yaşayanı. Peki neden? Daha dündü bu kendini bilen. Yabancılaştı kendine işte, toplumdan yabancılaştı önce, sonra kendinden. Toplumun zorladığı kişi olmayınca sürgün edildi, sonra kendine baktı. Yaptıkları ve yapmak zorunda kaldıkları ona yabancıydı… Geriye sayarak ilerliyoruz eserde, neden? Bu zamana gelene dek biz sandığımız biz değildik belki ve şimdi özümüze dönme vakti. Dönerken heybenizde bulunan her şeyi sorgulayın. Sizden çıkmış ve size mi ait, yoksa size uydurulmuş şeyler mi? Mesela hakikat nedir sizin lügatınızda? Yaşamak (ölmek), fark etmek nedir veya yaşadığınız ne zaman önemlidir sizin için? Dün, bugün, yarın?.. İlk geri saymalarda diyor ki, herkes yabancılaşamaz ve yabancılaşmak mutluluk sunmaz. Çünkü her şeyin illüzyon olduğunu anlamak yıkımdır. Kendisini toplum ve yine kendisi kandırmıştır insanın. Görmek için emek ve yürek gerekir… Her şeye sıfırdan başlayan varsa biri, işte alsın okusun bunu. Felsefi ve psikolojik açıdan aktarılan ve açıklanan olgular, bugünü anlamaya yardımcı oluyor. Her kötü şeye tecrübe diyerek mutlu olduğunu sanan kişilerin kendini kandırdığını, deneyim üzerine yapılmayan şeyler için akıl yürütmenin yanlışlığını bu eserde okudum. Daha nice bildiğim ama tanımlamakta zorlandığım ya da hiç duymadığım/bilmediğim şeyleri yabancılaşma eserinde okudum. Kitabı bir kalıba sığdıramayız, türünü bu yüzden söyleyemiyorum. Ne deneme, ne roman ne de başka bir şey. Kendine özgü, tıpkı yabancılaşan insan gibi. Bu kitap bana ne kattı?
YabancılaşmaEmre Timur · Epokhe Yayınları · 202575 okunma
10/10
·208 syf.··
2025 60. kitabı
Emre Timur'un kalemini bilenler onun tozpembe hayatlar yerine insanı düşündüren, insanı dürten, hayatın daha çok karanlık kısmını yansıtan, insanı rahatsız eden harika bir yazar olduğunu iyi bilir.Bu kitabı okumadan önce diğer kitaplarını okuyup varoluşçuluk akımında belli bir düşünce yapısına sahip olanlar,bu kitabında yapmış olduğu göndermelerde diğer kitaplarından anektodlar görmeleri mümkündür.Hayatın ve insanın özünün oluşturduğu tezatlığı yazarın kaleminden okumak oldukça etkileyici. Nietzsche okuyanlar,onun Böyle Buyurdu Zerdüşt eserindeki üst insan felsefesini iyi bilirler.Bu eeserde de tıpkı buna benzer bir felsefe doğuruyor;Yazarın tamamen kendine has tarzı ile harmanlanmış Bilge Savaşçı.Bilge savaşcı ile varoluşsal hayatın derinliklerine inerken, yabancılaşma konusunu daha iyi anlıyoruz.Varoluşsal yapının iki önemli eseri olan Bulantı ve Yabancı eserlerinden anektodlar bulmak da oldukça lezzetliydi.Hele ki Fight Klup filminde geçen o meşhur ruhani savaş kısmı ile yabancılaşmayı özelleştirmesi muazzamdı.Kitap insanın kendi içine yaptığı yolculuğu mağara benzetmesi ile gözler önüne sermiş.Aşırı mutluluğun aptallara ve bilgi savaşçıya has olduğunu belirten yazar,bunun dışında herkes derinlerde mutsuzdur demiş.Bu yanı ile günümüzdeki hayatımızı düşündürsek ne kadar haklı olduğunu daha iyi anlıyoruz.İnsanın kendine yabancılaştığının farkına varması bir mertebedir demiş yazar.Bunun üzerine derinlemesine düşündüren anektodlar da gözler önüne serilmiş.İnsanın evrende yanlış yere konumlandırılmış olduğunu savunan yazar buni bütün detayları ile eserde aktarmış.Bu bağlamda bilge savaşcı ile bu konunun peşinden gidiyoruz.Tüm yönleriyle yabancılaşma konusu üzerine giderken,kendi içsel mağaramızdan kurtulmak için reçeteler arıyoruz. Felsefe ve Edebiyatla yoğrulmuş
YabancılaşmaEmre Timur · Epokhe Yayınları · 202575 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 1. kitabı
Yanlış yerde arıyorsun; kendini mağara köşelerinde bulamazsın. Soğuk mağara gecelerinde kendinle konuşmaktan delirdin iyice. Ölüleri okşamaktan yorulmadın mı?
Alıntı
YabancılaşmaEmre Timur · Epokhe Yayınları · 202575 okunma
Yabancılaşma
Puan vermedi
Kitaptaki Apollon ve Dionysos dengesi, yani düzen ile kaos, akıl ile coşku arasındaki o ince çizgi, hayatımı nasıl yaşamam gerektiğine dair bana yeni bir perspektif kazandırdı. Sadece mağarada düşünüp kuruyan bir entelektüel değil, çarşıda hayatın tozuna toprağına karışan bir savaşçı olmak istiyorum artık.
1000Kitap
YabancılaşmaEmre Timur · Epokhe Yayınları · 202575 okunma

Yazar Hakkında

Emre TimurYazar · 6 kitap
Mimar, yazar, eğitmen. Felsefe, psikoloji, sosyoloji, edebiyat ve sanatla ilgilenmektedir. Varoluşçu Edebiyat, Varoluşçu Felsefe üzerine Türkçeye eserler kazandırmaktadır. Basılı ilk eseri Palyaçonun Listesi’dir. Profesyonel meslek yaşamına İzmir’de mimari tasarım üzerine dersler vererek devam etmektedir.