Kitabın ön kapağına basılan yorumda, “Bu roman beni çok güldürdü. Absürt, tuhaf, cesur ve kusursuz. Güçlü bir kitap.” yazıyor. Kitabı sevdim ama bu yorumun çoğuna katılmıyorum. Eserin kesinlikle absürd ve tuhaf olduğu doğru. Güldüm mü? – Hayır. Kusursuz mu? – Bence değil. (Zaten neden bir kitap böyle bir sıfata ihtiyaç duysun ki?? :)
Kitabın en sevdiğim kısmı sanırım baş karakter Keiko Furukura’nın son derece tuhaf bir sözde “insan” gibi çizilmiş olması. İnsan olmanın tüm irrasyonel ve duygusal karmaşa ve tutarsızlığından o kadar uzak, öylesine steril ve robotize bir karakter ki onun hayatına dair okurken onun adına endişelendim ve irite oldum. Tıpkı kitapta onun için endişelenen kız kardeşi, annesi ve arkadaşları gibi… Ki tam da bu noktada kitabın yapmak istediği şeyde (?) zekice çok başarılı olduğunu hissettim.
Şiraha ise son derece mide bulandırıcı bir karakter ve bunu başarmakta çok iyi olduğundan da kurguyu ve yazarı yine takdir ettim. Bireyin toplumsal normlar tarafından mütemadiyen taciz edilişi ve baskı altına alışının; bu durumun gündelik yaşamda görmezden gelişinin bile bir norm haline geldiğinin açıkça söylendiği kısımlar rahatlıkla cesurca bulunabilir.
Elbette kitabın cesurca olarak nitelendirilmesinin bir diğer haklı sebebi olarak da Japonyalı bir yazarın kendi toplumsal norm ve kültür yasasını içeriden bir göz ve dille eleştirmesi gösterilebilir.
Eser oldukça kısa olmasına rağmen bu kısa anlatı içinde gayesine eriştiğini ve mesajını netlikle ortaya koyduğunu düşünüyorum. “Zaten bunun ötesinde söyleyecek bir sözüm yok” rahatlığı ve kendinden eminliğiyle bitiyor bence metin.
Metinde anahtar kelimeler üzerinden gidecek olursak da sosyo-psikolojik, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik anlamda değinilen epey bir kavram var: Toplumda kadının/erkeğin/ailenin yeri, işlevi ve görevi bu anlamda hınzırca bir açıklık, akıcılık ve çabuklukla okurun önüne koyulmuş. Meseleyi fark etmek, irdelemek, üzerine düşünmek ve yorumlamak isteyenler için ardında; üzerine kafa yorulup tartışmaya açılacak oldukça geniş bir zemin bırakıyor.
Kasiyer