Yaklaşık olarak haziran ayında okuduğum pek kıymetli dostum Tuğçe’nin kitabı ile geldim. Kitap 13 kısa hikayeden oluşuyor. Açıkçası ben hikaye okumayı seven biri değilim. Ama bu kitapta her hikayede karakterle birlikte akıp gidiyorsunuz. Kelimenin tam anlamıyla kendini okutturan bir kitap. Kendini arayanın kendine dokunabileceği, ulaşabileceği bir kitap. Bu kitapta herkes var belki de her şey. Ayrıca kitabın kapağındaki düşkünler yazısı ilk gördüğümde merak etmeme sebep olmuştu. Önsözü okuyunca o da anlam kazandı benim için. Çok severek okuduğum bir kitaptı. Tavsiye ediyorum.